MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.11.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.06.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl dava da, davacı ... vekili İİK'nın 121 maddesi gereğince aldığı yetki belgesine dayanarak borçlu ...'in de paydaşı bulunduğu taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yolu ile giderilmesini istemiştir
Birleştirilen dava da, davacı... İİK'nın 121 maddesi gereğince aldığı yetki belgesine dayanarak borçlu ...'in de paydaşı olduğu taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yolu ile giderilmesi isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, ortaklığın satış sureti ile giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166 .maddesi uyarınca davaların birleştirilmesine karar verilmesi halinde yargılamanın birlikte yapılması gerekmekte ise de her dava bağımsız bir dava olma karekterini korumaktadır. Bu nedenle her dava için ayrı hüküm kurulması ve her bir dava için ayrı ayrı yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi zorunludur.
Somut olayda;...11.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/361 Esas sayılı dava dosyasının bu dosya ile birleştirildiği ancak, gerekçeli kararda da birleştirilen bu dava ile ilgili bir hüküm kurulmadığı görülmektedir.
Hal böyle olunca, birleştirilen dava ile ilgili olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken değinilen hususun gözardı edilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 22.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.