MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.10.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.05.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava konusu 9 adet taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davalılar ... ve ... satış suretiyle ortaklığın giderilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmazlarda kayden paydaş olan Veysel kızı.. gerçekte bulunmadığı, tapulama tutanağında taşınmazlarda zilyet olduğu belirtilen ...'un 1968 yılında ölümü ile taşınmazların zilyetliğinin eşi Ayşe Arslantop ile çocukları Mehmet ve ... kaldığının belirtildiği halde dosya içerisinde mevcut ...'un mirasçılık belgesine göre mirasının, eşi Ayşe ile çocukları Mehmet ve ...'a kaldığı anlaşılmaktadır. O halde Mahkemece, davacı vekiline tapu kaydında "Şerife" olarak geçen ismin nüfus kaydı ve mirasçılık belgesi doğrultusunda idari yoldan ya da yargı yoluyla düzeltilmesi için süre verilip tapu kaydı ile mirasçılık belgesindeki çelişki giderilip taraf teşkili bu şekilde sağlandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği düşünülmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 07.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy