MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31.12.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.09.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, satış vaadi sözleşmesiyle devralınan bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Davalı site yönetimi, satış vaadi sözleşmesine dayalı mülkiyet ve zilyetlik iddiasının hukuki ve bağlayıcı bir yönü olmadığını, dava konusunun bodrum katta projede sığınak olarak gösterilen bölüm olduğunu, aynı yeri davacının üç yıllığına hissedar olduğu şirket yetkilisi sıfatıyla kiralamış olduğunu, kira akdinin sona ermesi halinde taşınmazın kendisine satışın vaadedildiğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, mülkiyet hakkına sahip davalının haksız elatmasının söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya,toplanan delillere göre davalının tüm davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava konusu 317 parsel sayılı taşınmaz tapuda arsa niteliği ile SS. Yeni Uyum Konut Yapı Kooperatifi adına kayıtlıdır. Kooperatif ferdileşmemiş ve henüz kat mülkiyetine geçilmemiştir. Dava, taşınmaz üzerinde bulunan sitenin gayri resmi yönetimine karşı açılmıştır. Kaldı ki 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olsa dahi yöneticinin taşınmazın aynına ilişkin davalarda kat maliklerini temsil edebileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır.
Mahkemece, davalı site yönetiminin pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddi gerekirken, çekişmenin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bu sebeple kararın bozulması gerekir ise de hüküm, sonucu bakımından usul ve yasaya uygun olduğundan HUMK'nın 438-7 maddesi gereğince hüküm gerekçesinin değiştirilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bent uyarınca temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenler ile hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.03.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy