MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.06.2014 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.01.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava konusu 104 ada 57 parsel, 139 ada 167 parsel ve 171 ada 18 parsel sayılı taşınmazların satılmak suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta;
1-Dava konusu 104 ada 57 parsel ve 139 ada 167 parsel sayılı taşınmazlar yönünden; Mahkeme kararı ve dayandığı gerekçelerin, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun olduğunun anlaşılmasına göre anılan taşınmazlar yönünden yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu 171 ada 18 parsel sayılı taşınmaz yönünden; Dava konusu 18 parsel sayılı taşınmazda kayıt malikleri olan ...’un davada taraf olarak gösterilmedikleri gibi sonradan da davaya dahil edilmedikleri anlaşıldığından, adı geçen paydaşların davaya katılımı sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmaksızın ve 6100 sayılı HMK'nın 27. maddesi uyarınca hukuki dinlenme hakkı ihlal edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine ve hükmün dava konusu 104 ada 57 parsel ve 139 ada 167 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ONANMASINA, taşınmaz malın satış bedelinden payına düşecek paranın % 011,38 oranında hesaplanacak onama harcından peşin alınan 27.70 TL'nin mahsubu ile bakiyesinin temyiz edenlere yükletilmesine, 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazının kabulü ile dava konusu 171 ada 18 parsel sayılı taşınmaz yönünden hükmün BOZULMASINA, 02.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.