MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
(Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.01.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmaz ise tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalı ... açısından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne dair verilen 02.12.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı şirketler vekili, davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yüklenici şirketten 28.07.2010 tarihli adi yazılı taşınmaz satış sözleşmesi ile satın alınan 663 ada 2 parsel B-2 Blok 11+çatı katı 23 numaralı bağımsız bölümün ipotek şerhinden ari olarak davacı adına tescili, kabul edilmediği takdirde taşınmaz bedeli olarak ödenen 113.712,00 Euro tazminatın ve davacı tarafından dava konusu taşınmaz için yapılan 41.236,00 TL gider miktarının davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş'den tahsili isteğine ilişkindir.
Davalı ...vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı şirketler vekili, davacı ile yapılan taşınmaz satış sözleşmesinin hiçbir maddesinde belirli bir zamanda şirketin davacıya tapuda devir yapacağının yazmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirketler aleyhine açılan dava kabul edilerek dava konusu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, ...yönünden açılan davanın ise bakiye ipotek borcu bulunmadığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ...ile ... Otelcilik Turizm Yatırmları İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davacı vekilinin tüm, davalı ...ile ... Otelcilik Turizm Yatırmları İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir.
2- Taşınmazların mülkiyetini nakleden sözleşmeler, resmi biçime uyularak yapılmadıkça Türk Medeni Kanunun 706 ve Türk Borçlar Kanununun 237. maddeleri hükümleri uyarınca geçersizdir. Kural olarak bu sözleşmeye dayanılıp tescil isteminde bulunulamaz. Kural bu olmakla birlikte yüklenici, arsa sahibi ile aralarında var olan arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yapmakta olduğu inşaattaki kendisine bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümü kazanacağı şahsi hakkın temliki suretiyle ve yazılı olmak koşuluyla üçüncü bir kişiye temlik etmişse Türk Borçlar Kanununun 184. maddesinin yalnızca yazılı yapılmasını öngördüğü bu sözleşmeye dayanarak şahsi hakkı temellük eden üçüncü kişi bağımsız bölümün adına tescilini isteyebilir.
Bunun gibi aynı zamanda arsa sahibi olan yükleniciden adi yazılı sözleşmeyle bağımsız bölüm satın alınmış ve edimleri karşılıklı olarak tümüyle veya reddedilemeyecek oranda yerine getirilmişse, şekil eksikliğini ileri sürmenin Türk Medeni Kanununun 2. maddesindeki dürüst davranma kuralıyla bağdaşmayacağı 30.09.1988 tarih 2/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararıyla kabul edilmiştir. Kural olarak taşınmaz mülkiyeti geçirme borcu yüklenen sözleşmelerin resmi biçimde yapılması gerekmekte ise de somut olayın özelliğine göre biçim koşuluna uyulmadan yapılan bazı sözleşmeler de ilgilisine hak kazandırmaktadır.
2644 sayılı Tapu Kanununun 35. maddesinde 6302 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle "Kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla, uluslararası ikili ilişkiler yönünden ve ülke menfaatlerinin gerektirdiği hallerde Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen ülkelerin vatandaşı olan yabancı uyruklu gerçek kişiler Türkiye'de taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinebilirler. Yabancı uyruklu gerçek kişilerin edindikleri taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikteki sınırlı ayni hakların toplam alanı, özel mülkiyete konu ilçe yüz ölçümünün yüzde onunu ve kişi başına ülke genelinde otuz hektarı geçemez. Bakanlar Kurulu kişi başına ülke genelinde edinilebilecek miktarı iki katına kadar artırmaya yetkilidir" şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Somut olaya gelince; davacı ...'in Norveç vatandaşı olduğu anlaşıldığından yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda mütekabiliyet hususunda araştırma yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, 28.07.2014 tarihli taşınmaz satış sözleşmesinde 110.000,00 Euro satış bedelinden 6.000,00 Euro'nun tapu tescili sırasında ödeneceği kararlaştırıldığından davacı yana birlikte edim kuralı gereği 6.000,00 Euro'nun depo ettirilmesi ve mütekabiliyet hususunda yapılacak araştırma neticesinde tescile engel bir durum bulunmaması halinde tescil kararı verilmesi gerekirken belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı ...ile .... Otelcilik Turizm Yatırmları İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı şirketler vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde davalı Şirket tarafına iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.