Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.12.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.07.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili 59 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış sureti ile giderilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.
Mahkeme kararı hükmü temyiz eden davalı ...’e 09.10.2014 tarihinde aynı konutta oturan ehil yiğeni ... imzasına Tebligat kanunun 22. maddesine göre usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, daha sonra aynı adrese tekrar tebliğ çıkartılarak 25.01.2017 tarihinde muhataba bizzat tebliğ edilmiştir. Davalı ..., hükmü; 28.01.2015 tarihinde temyiz etmiştir. Davalı ... adına çıkartılan ilk tebligat usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinden, ilk tebligat tarihinden itibaren 8 günlük yasal süre geçirildikten sonra temyiz isteminde bulunulmuştur.
HUMK’nun 432/4. maddesi ve 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince süresi geçirilen temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, süresinde olmayan temyiz isteminin REDDİNE, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 16.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy