MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.07.2002 gününde verilen dilekçe ile meraya müdahalenin men'i istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05.03.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı ... vekili; dava konusu meraların Yolalan Belediyesi sınırları dahilinde bulunduğunu, 05/12/1952 yılında mera norm kararı ile halen belediye sınırlarında bulunan ... (...) Mahallesine (köy tüzel kişiliğine) tahsis edildiğini, tahsis edilen amaç için kullanıldığını, terör olaylarının bitiminden sonra davalı ... ahalisince bu meralara elatıldığını, dava konusu meraların davalı köyle ilgisinin olmadığını, mera tahsis kararı ile tutanakları dikkate alınarak davalının meralara elatmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili davacı tarafın iddialarının yerinde olmadığını, açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 05/11/2014 havale tarihli fen bilirkişilerince hazırlanan ek bilirkişi raporuna ekli krokide mavi renk ile taralı 11/08/1983 tarihli krokinin alanı olan 169450.00 m2'lik alan yönünden açılan davanın kesin hüküm varlığı sebebiyle reddine, ... ili ... (...) Köyünde kain 413 ve 414 nolu parsellerin toplam alanı olan 655000,00 m2lik alanda, yine 05/11/2014 havale tarihli fen bilirkişilerince hazırlanan ek bilirkişi raporuna ekli krokide mavi renk ile taralı 11/08/1983 tarihli kroki alanı olarak hesaplanan mavi renk ile gösterilen 169450.00 m2'lik alan çıkarıldığında kalan ve yüz ölçümü 485550,00 m2lik alana davalının yaptığı müdahalenin menine karar verilmiştir.
Hükmü her iki taraf vekili temyiz etmiştir.
Davacının mahallesi olan ... henüz köy iken davalı ... ile arasında Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/36-134 sayılı dava ile aynı yere ilişkin elatmanın önlenmesi davası görülmüş,bu davada ... Köyü davacı ve ... köyü davalı olmuş ve dava sonucunda istemin kısmen kabulü ile bilirkişi raporunda A ile gösterilen kısmın davalı köyün bağımsız faydalanma hakkının sağlanmasına, bu yer için açılan davanın reddine (200 dönüm), B ile işaretli 144 500m2 yerin davacı ile davalı köyün müştereken faydalanması ve yalnız davalı köyün kendi yararına yönelik elatmasını önlenmesine karar verilmiş ve hüküm onanarak kesinleşmiştir. Kesin hüküm,hükmü veren mahkeme de dahil diğer bütün mahkemeleri bağlar. Yani mahkemeler,aynı konuda aynı dava sebebine dayanarak, aynı taraflar hakkında verilmiş olan bir kesin hüküm ile bağlıdır. Bu nedenle eldeki davada kesin hüküm teşkil eden 1983/36-134 sayılı karar esas alınarak uyuşmazlığın çözüme ulaştırılması gerekir.
Kesin hüküm teşkil eden önceki kararda ‘’..bilirkişi raporunda A ile gösterilen kısmın davalı köyün bağımsız faydalanma hakkının sağlanmasına ,bu yer için açılan davanın reddine, (200 dönüm)’’ denilmekle bu kısmın görülmekte olan davanın davacısı ... Köyü adına kullanım hakkı belirlenmiş ve ... Köyüne bırakılmıştır. Kesinleşmiş hükmün ikinci kısmında ise ‘’..B ile işaretli 144 500m2 yerin davacı ile davalı köyün müştereken faydalanması ve yalnız davalı köyün kendi yararına yönelik el atmasını önlenmesine ‘’’karar verilmiştir. Bu durumda önceki kararda A ile belirtilen kısma yönelik davanın reddi gerekir. Yine önceki kararda B ile gösterilen yerin de taraflar arasında müşterek olduğu anlaşıldığından davalının bu kısımda davacının müşterek yararlanmasına el atmasının önlenmesine karar vermek gerekir. Eğer bu kısımlar dışında kalan ve dava edilen bir yer var ise bu kısım için de deliller toplanıp, mera aidiyet araştırması yapılarak sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Tüm bu hususlar dikkate alınarak yeniden yapılacak araştırma ve inceleme sonucu bir hüküm vermek üzere kararın bozulması gerekmiştir
SONUÇ:Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
15.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.