MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 26.06.2014 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.09.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava atanmış mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde, miras bırakanın sağlığında düzenlediği vasiyetname gereğince kendisinin mirasçı olarak atandığı, vasiyetnamenin açılıp itiraz edilmeksizin kesinleştiğini ileri sürerek, MK. 598. maddesi gereğince atanmış mirasçılık belgesi verilmesi istenmiştir.
Mahkemece; davanın hasımsız olarak açılan veraset davası olduğu, dosyada mevcut murisin mirasçılarını gösteren nüfus kayıtlarına göre murisin mirasçılarının tespit edildiği, buna göre davacının mirasçılık sıfatının bulunmadığı anlaşıldığından, davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacının, ...10. Noterliğinin 27.07.2013 tarih ve 15748 yevmiye numaralı vasiyetnamesiyle muris tarafından mirasçı olarak atandığı anlaşılmaktadır.
Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunulan kimseye, sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilir.( TMK m 598/2 )
O halde davacının istemi atanmış mirasçılık belgesi verilmesi olarak kabul edilip, atanmış mirasçılık belgesi verilmesi gerekirken; yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 21.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy