MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.08.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.01.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin değerden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı, dava konusu 15 ada 8 parsel sayılı taşınmazı ...'ten takas suretiyle satın aldığını, satış parasının ise kendi arsasını takas suretiyle vermiş olduğu ... tarafından ödendiğini, taşınmazın kendi bilgisi dışında davalı kardeşi adına tapuda devredildiğini iddia ederek dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı, ... ile takas edilen 15 ada 7 parselin parasını kendisi ile küçük kardeşi Recep'in ödediğini, ancak o tarihlerde davacı abisi ile işlerinin ortak olup ilişkilerinin iyi olduğundan takas işlemini abilerinin onlar adına yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Tapulu taşınmazların devri Türk Medeni Kanunun 706., Türk Borçlar Kanunun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörüldüğü üzere resmi şekilde yapılmalıdır. Dava konusu 15 ada 8 parsel ve takasa konu edilen 15 ada 7 parsel sayılı taşınmalar tapulu olup dava konusu 15 ada 8 parsel sayılı taşınmaz 04.02.2009 tarih, 773 yevmiye nolu resmi akit ile ... tarafından davalı ...'a 2.000,00 TL bedelle satış suretiyle devredilmiş, takasa konu olduğu iddia edilen 15 ada 7 parsel ise 11.05.2011 tarihinde yasal düzenlemelere uygun olarak resmi şekilde ... tarafından ... satış suretiyle devredilmiştir. Davacı, 15 ada 8 parsel sayılı taşınmazın satış parasının takasa tabi olan ... tarafından ödendiğini, kendisinin bilgisi ve isteği dışında davalı adına tescil edildiğini belirterek eldeki davayı açmış ise de resmi belgenin aksini yine aynı mahiyette delille ispat edememiştir. O halde, mahkemece ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 01.06.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy