MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, 24.08.2011 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.03.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi asli müdahil ... v.d. vekili ile asli müdahil ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, asli müdahil ..., ..., ... vekili ile asli müdahil ... vekili temyiz etmişlerdir.
TMK'nın 598. maddesi gereğince, başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir. Mirasçılık belgesinin geçersizliği de her zaman ileri sürülebilir.
Yine TMK'nın 575. maddesi gereğince, miras ölümle açıldığı gibi aynı Kanunun 30. maddesi hükmüne göre de doğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur. Nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde gerçek durum her türlü delille ispat edilebilir.
Hukukumuzda çekişmeli yargıya tabi davalarda taraflarca hazırlama ilkesi geçerli olup, hakim tarafların talepleri ile bağlıdır. Hakim, talepte bulunan tarafların iddia ettiği olaylar ve ileri sürdüğü delillerle yetinerek karar vermek zorundadır. Çekişmesiz yargıya tabi davalarda ise re'sen araştırma prensibi egemendir. Hasımsız açılan ve çekişmesiz yargıya tabi olan davalarda verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmediği gibi bu kararlar açılacak bir iptal davası sonucunda değiştirilebilir veya ortadan kaldırılabilir.
Somut olayda, nüfus kayıtlarında .....'in çocukları arasında yer alan .... (....), .......ve ......, mevcut kayıtlara göre ........... mirasçıları olarak görünmektedir. Nüfus kayıtları iptal edilmemiş olduğundan mevcut kayıtlar esas alınarak mirasçılık belgesi verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle asli müdahil ..., ..., ... vekili ile asli müdahil ... vekili temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 07.04.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.