MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.05.2014 gününde verilen dilekçe ile elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.10.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar; davalıların tapuda intikal işlemlerine yanaşmadığını, payları belirli olmadığı için muris adına kayıtlı taşınmazlarda miras haklarına dayanan tasarruf haklarının kısıtlandığını belirtmiş, muris ...'ın ... İli, ... ilçesi, ..., ... mevkii, parsel 98, ... ilçesi, ..., ... kırı mevkii, parsel 754, ... ilçesi, ..., ... çeşmesi mevkii, parsel 640, ... ilçesi, ..., ... çeşmesi mevkii, parsel 649, ... ilçesi, ..., ... mevkii, parsel 842, ... ilçesi, Işık köyü, ... mevkii, parsel 88 sayılı taşınmazlar üzerinde tarafların elbirliği halinde olan mülkiyetlerinin paylı mülkiyete çevrilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, belirlenen süre zarfında paylaşma davası açılmadığı ve de haklı bir itiraz ileri sürülmediği, bir kısım davalılar vekilince açıldığı beyan edilen 2014/1382 Esas sayılı davanın ise karar celsesinden bir gün önce 08.10.2014 tarihinde açılmış bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir
TMK'nın 644. maddesi gereğince “Bir mirasçı, terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdirde sulh hâkimi, diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmeye davet eder.
Elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmadığı takdirde, istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilir.
Terekeye dahil diğer hakların ve alacakların paylar oranında bölünmesi hususunda da yukarıdaki hükümler uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda; eldeki dava kesinleşmeden ortaklığın giderilmesi davası açıldığı bildirildiğine göre, artık bu davanın sonuçlanmasından elde edilecek hukuki yarar kalmayacaktır. Bu nedenle Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davasına ait dosya getirtilmeli ve eldeki dosyada dava konusu edilen taşınmazlar ile aynı ise davanın reddine karar verilmelidir.
Eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 22.09.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.