......
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.04.2013 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil (yükleniciden konut alımı) talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 21.01.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve asli müdahil vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; müvekkili ile davalı....... arasında imzalanan ..... 16. Noterliğinin 08/03/2010 tarih 11049 yevmiye numaralı ....gereğince, davaya konu bağımsız bölümünün müvekkili adına tesciline, tescil talebinin reddedilmesi halinde dava değeri olarak gösterilen bedel kadar davalı şirket aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...... davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
Asli müdahil ... vekili; dava konusu taşınmazın müvekkili ile.....arasında düzenlenen ..... 16. Noterliğinin 28/01/2009 tarih .... yevmiye numaralı .....Sözleşmesi ile müvekkile satış vaadinde bulunulduğunu, tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Dahili davalı vekili; davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı ve asli müdahil ..... tapu iptal ve tescil taleplerinin reddine, 30.000 TL tazminatın davalı .... alınarak davacı ...'e verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, asli müdahil ...'in vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre, asli müdahil vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
Davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
Somut olayda, davalılardan ..., arsa sahibi sıfatıyla zorunlu dava arkadaşı olup arsa sahibi yönünden dava reddedildiğinden davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 750 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru görülmemiş ise de, bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle asli müdahil vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin bir kısım temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının sekizinci bendinin birinci ve ikinci satırında yer alan "red olunan miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12/1. maddesine göre hesaplanan (3.600 TL) nisbi" rakam ve sözlerinin hükümden çıkarılmasına, yerine "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ikinci kısım ikinci bölümünde yer alan 750,00 TL maktu" rakam ve sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş ve değiştirilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 05.03.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy