MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.04.2016 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.07.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Davacı vekili, müvekkili davacının taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile dava konusu 127 parsel sayılı taşınmaz ile 245 parsel sayılı taşınmazın bedellerini ödeyerek taşınmazları devraldığını, ancak taşınmazların adına tescilinin gerçekleşmediğini belirterek taşınmazların adına tescilini talep etmiştir.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 02.03.2016 tarih, 2015/14883 Esas, 2016/2668 Karar sayılı kararı ile, "bozmaya uyularak tesis edilen hükmün, tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerekir. Mahkemece bu husus gözetilmeden, hükmün diğer yönlerinin kesinleşmiş olduğundan bahisle bozmadan önce kesinleşen 127 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak "aynı konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir" şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.6100 sayılı HMK’nun ''Hükmün kapsamı'' başlıklı 297/2. maddesi gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.Somut olaya gelince;
Hükmün ikinci bendinde iptal edilen pay oranları açıkça gösterilmeksizin "Dava konusu ... İli,... İlçesi, ... Köyü, ...Mevkii, 245 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tapu kaydının iptali ile davacı ... adına Tapuya kayıt ve tesciline" şeklindeki ifade doğru olmadığı gibi, 245 sayılı parselin davada taraf olmayan kayıt malikleri ile onlara ait payların kabul kapsamı dışında kaldığı açık olmasına rağmen hükmün 3. bendinin çelişki yaratır şekilde tesis edilmesi isabetsizdir. Ancak anılan bu hususlar kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hüküm sonucunun 2 ve 3. bendinin tamamen çıkarılmasına bunun yerine, "Dava konusu ... İli, ...İlçesi, ... Köyü, ... Mevkii, 245 parsel sayılı taşınmazın davalılardan ... adına kayıtlı 27/896, ... adına kayıtlı 81/3584, ... adına kayıtlı 81/3584, ... adına kayıtlı 81/3584, ... adına kayıtlı 81/3584, ... adına kayıtlı 27/448, ... adına kayıtlı 27/448 hisse oranındaki tapu kayıtlarının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline'' cümlesinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine hükmün DÜZELTİLMİŞ ve değiştirilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.