MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.01.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.07.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Mahkeme kararı, 06.08.2015 tarihinden ... Malmüdürlüğünde görevli defterdarlık uzmanı...'a tebliğ edilmiştir.
Davacı ... vekili 22.10.2015 tarihli dilekçesi ile bu tebliğin usulsüz olduğunu ileri sürerek kararın yeniden kendi adına tebliğe çıkarılmasını istemiş, mahkemece bu talep kabul edilerek mahkeme kararı 22.10.2015 tarihinde mahkeme kaleminde bizzat ... vekiline tebliğ edilmiş, bunun üzerine karara karşı ... vekili tarafından aynı tarihte temyiz talebinde bulunulmuştur.
Tebligat Kanununun 12. ve 13. maddeleri uyarınca, tüzel kişilere tebliğ yetkili temsilcilerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Temsile yetkili kişinin herhangi bir nedenle tebliğ yapıldığı sırada işyerinde bulunmaması veya bizzat alamayacak durumda olması halinde tebliğ kendisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürüne, bu da olanaklı değilse, tüzel kişinin o yerdeki memur veya işçilerinden birine yapılır.
Açıklanan bu hükümler doğrultusunda davacı ...'ye yapılan karar tebliği geçerlidir.
Bu durumda mahkeme kararı hükmü temyiz edene usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup, 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra temyiz isteminde bulunulmuştur.
HUMK'nun 432/4. maddesi ve 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince süresi geçirilen temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle süresinde olmayan temyiz isteminin REDDİNE, 09.10.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.