MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, 11.11.2015 gününde verilen dilekçe ile mirasın gerçek reddi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.02.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve dava dışı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, mirasın gerçek reddinin tespiti talebine ilişkindir.
Davacı ..., miras bırakanları ...’ın 26.09.2015 tarihinde vefat ettiğini, çocukları ..., ... ve kendisinin mirası reddettiklerinin tespitini talep etmiştir.
Mahkeme, ...’ın ve ...’ın miras bırakanları ...’ın mirasını reddettiklerinin tespitine karar vermiştir.
Hüküm, davacı ... ve dava dışı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Temyiz talebinde bulunan ... tarafından usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-... yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince, davacı ... kendi adına asaleten, velayeti altında bulunan ...’a velayeten mirasın reddini istemekle kendisi ile ... arasında menfaat çatışması oluşmuştur. Türk Medeni Kanununun 426/2. maddesi ... için bir kayyım tayin ettirilmesi, davanın kayyım tarafından devam ettirilmesi ve gösterdiği takdirde delilleri toplanıp sonucu uyarınca karar verilmesi gerekir. Açıklanan husus üzerinde durulmadan işin esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırıdır. Kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle ...’ın temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 13.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy