14. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından 25.06.2015 gününde verilen dilekçe ile mirasın gerçek reddi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 03.11.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, mirasın gerçek reddi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin mirasbırakanı ...'ın 17.05.2015 tarihinde vefat ettiğini, mirası üç aylık yasal süre içerisinde reddettiğini, mirasın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yasal mirasçılar, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya miras bırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işleri yapmamış olmaları veya terekeyi sahiplenmemiş bulunmaları halinde mirasın reddinin tespitini isteyebilirler. Terekeyi sahiplenmiş olan veya sahiplenme anlamına gelen işleri yapan mirasçıların, bundan sonra mirasın reddinin tespitini istemeleri Türk Medeni Kanununun 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olur. Hakkın açıkça kötüye kullanılmasını da hukuk düzeni korumaz.
Somut olayda ise, davacı mirasçılık belgesi almıştır. Mirasçılık belgesi alınması terekeyi sahiplenmek anlamına gelmemektedir. Bu nedenlerle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 28.02.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy