MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tespit isteyen tarafından, karşı taraf aleyhine 25.06.2015 gününde verilen dilekçe ile tespit istenmesi üzerine talebin reddine dair verilen 03.07.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Tespit isteyen, 823 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 2 numaralı dairenin ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/2937 Esas sayılı dava dosyasında görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davası sonucunda yapılacak satışta, satış bedelinin hak sahiplerine dağıtımına esas olmak üzere, taşınmazın %66’sının kendisine ait olduğunun, %34’ünde ise murisinden intikal eden payının olduğunun ve taşınmazda yapmış olduğu değer artırıcı iş ve işlemlerin taşınmazın değerini ne oranda arttırdığının tespitini talep etmiştir.
Mahkemece, eda davası açılması mümkün iken tespit davası açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle tespit davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Tespit isteyen, hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle hükmü temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi gereğince, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı HUMK’nun 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacaktır. Aynı yasanın 427. maddesinde de temyizi kabil kararlar sayılmış, nihai kararların temyiz edilebileceği belirtilmiştir. Temyize konu karar, delil tespiti isteğine ilişkin olup nihai karar olmadığından temyizi mümkün değildir.
Açıklanan bu nedenle temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, 19.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy