MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.02.2008 gününde verilen dilekçe ile mecra irtifakı tesisi talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.12.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Davacı, deniz yolu ile gelen LPG’nin 1701 parsel sayılı taşınmazında bulunan depolama ve dolum tesislerine boru hattı ile nakledilmesi için davalılara ait 3494, 3395 ve 3405 parsel sayılı taşınmazlardan Türk Medeni Kanununun 744. maddesi uyarınca mecra irtifakı kurulmasını istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece ilk hükümde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar tarafından temyizi üzerine Dairemizce;''...Yukarıda açıklandığı gibi mecra irtifakının, mecranın bağlanacağı kaynak ile yararına mecra hakkı kurulan taşınmaz arasında kesintisiz bağlantı sağlayacak şekilde kurulması gerekir. Somut olayda, davalılara ait 3494, 3395 ve 3405 parsel sayılı taşınmazlardan mecra irtifakı kurulmasına karar verilmiş ise de, kesintisizlik ilkesi ihlal edilmiş ve kaynaktan davacıya ait taşınmaza kadar olan kesintisiz mecra irtifakı kurulmamıştır.
Öte yandan, çekişmeli yerden LPG boru hattı geçirilmesinin kamu güvenliği açısından sakınca teşkil edip etmediği yetkili mercilerden sorulup araştırılmadan ve özellikle uzman bilirkişilere boru hattının plan ve projesi yaptırılarak mecranın nasıl ve hangi araçlarla geçirileceği, LPG boru hattının güvenliğinin hangi tedbirlerle sağlanacağı hüküm fıkrasında açıklanmadan davanın kabulü doğru değildir.'' gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davacının mecra ihtiyacı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Mahkemece dava konusu yerde iki defa keşif yapıldığı halde keşif sonucu alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Mahkemece alınan raporlarda davacının mecra ihtiyacı içinde bulunup bulunmadığı, mecra ihtiyacı var ise farklı alternatifler bulunuyorsa bunlar da belirtilerek en uygun güzergahın hangisi olduğu, davanın reddine dayanak gösterilen boru hattının davacının mecra ihtiyacını karşılayıp karşılayamayacağı değerlendirilmediği gibi ayrıca bozma ilamında belirtildiği şekilde boru hattının plan ve projesi yaptırılmamış, mecranın nasıl ve hangi araçlarla geçirileceği, LPG boru hattının güvenliğinin hangi tedbirlerle sağlanacağı alınan raporlarda açıklığa kavuşturulmamış sadece 12.05.2015 tarihli Bilirkişi heyet raporunda davacı tarafından güvenlik önlemlerinin alındığına ilişkin raporlar ve belgeler sunulduğu belirtilmiştir. Ancak rapor içeriği de denetime elverişli değildir. Bozma ilamında belirtilen bir diğer husus çekişmeli yerden LPG boru hattı geçirilmesinin kamu güvenliği açısından sakınca teşkil edip etmediğinin yetkili merciilerden sorulması gerekliliği de mahkemece yerine getirilmemiştir. Mahkemece mahallinde yeniden uzman bilirkişilerle keşif yapılarak yukarıda belirtilen hususları kapsar şekilde ayrıntılı ve denetime elverişli rapor aldırılarak, bozma gerekleri de tam olarak yerine getirildikten sonra sonucuna göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 19.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.