MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.05.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.04.2017 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, tarafların müştereken ve iştirak halinde malik oldukları 26 adet taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, 1323 no'lu parsel üzerindeki ev ve deponun davalı ..., 1400 no'lu parsel üzerindeki evin ise davalı ... tarafından yapıldığını belirterek muhdesat iddiasında bulunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.02.2016 tarihli 2014/17410 Esas 2016/2000 Karar sayılı ilamı ile özetle; bilirkişiden denetime elverişli rapor alınarak Dairemizin muhdesat konusuna ilişkin ilkeleri doğrultusunda infaza elverişli bir hüküm kurulması gerekirken muhdesatlar hakkında davalılar adına orantı kurulması şeklinde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulü ile ortaklığın satış yoluyla giderilmesine, bilirkişi raporu doğrultusunda 1323 no'lu parsel üzerinde bulunan ev nedeniyle davalı ... lehine %81,07 orantı kurulmasına, 1400 no'lu parsel üzerinde bulunan ev ve depo nedeniyle davalı ... lehine %88,18 orantı kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, her ne kadar bozma ilamına uyularak bilirkişiden denetime elverişli bir rapor alınmış ve bu rapor doğrultusunda hüküm kurulmuş ise de üzerinde muhdesat bulunan 1323 parsel ile 1400 parsel sayılı taşınmazların satışı sonucunda elde edilecek bedelden muhdesata isabet eden kısmın muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedelin ise payları oranında paydaşlara dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde muhdesat sahibi paydaşlar lehine orantı kurulmasına karar verilmesi doğru görülmemiş; ancak bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm sonucunun 3. ve 4. bendinin hükümden çıkarılarak yerine 3. bent olarak "dava konusu 1323 parsel sayılı taşınmazın satışından elde edilecek bedelin %74,77'sinin davalı ...'a, 1400 parsel sayılı taşınmazın satışından elde edilecek bedelin %84,24'nün davalı ...'a ödenmesine, bu taşınmazların satışından kalan kısmın ve dava konusu diğer taşınmazların satışından elde edilecek bedelin tapu kaydı ve mirasçılık belgelerindeki payları oranında paydaşlara dağıtılmasına" cümlesinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 16.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.