.....
Davacı vekili tarafından, 05.01.2016 tarihinde verilen dilekçeyle ortaklığın giderilmesinin talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kabulüne dair verilen 06.09.2017 tarihli hükmün Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesince istinaf yoluyla incelenmesi davalı tarafından talep edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince istinaf talebinin reddine dair verilen kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine yerel mahkemece 20.12.2017 tarihli ek karar ile davalının temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Yerel mahkemenin ek kararı davalı tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla dosya ve içeriği incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü.
KARAR
6100 sayılı HMK'nın 341. maddesinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar, 361 ve 362. maddelerinde de temyiz edilebilen ve temyiz edilmeyen kararlar belirlenmiştir.
Temyiz edilemeyen kararlar başlıklı 362/1-b maddesinde "4 üncü maddede gösterilen davalar ile (23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan doğup taşınmazın aynına ilişkin olan davalar hariç) özel kanunlarda sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği belirtilen davalarla ilgili kararlar" hükmü yer almaktadır. HMK'nın 4. maddesinde münhasıran Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanına giren ortaklığın giderilmesi talebine ilişkin olan ve 20.06.2016 tarihinden sonra verilen kararlar temyiz kanun yoluna tabi değildir.
Bu nedenle yerel mahkemenin 20.12.2017 tarihli ek kararının kaldırılarak davalının temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin 20.12.2017 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 362/1-b maddeleri uyarınca davalının temyiz talebinin REDDİNE, dosyanın mahalli mahkemeye İADESİNE, 22.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy