(4721 S. K. m. 1027)
Dava ve Karar: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.05.2009 gününde verilen dilekçe ile; tersimat hatasının tespiti istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 19.01.2010 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin gider olmadığından reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Sonuç: Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, yerel mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 29.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA
YAYIMLIYORUZ.
T.C.
GÖLYAKA
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2009/49
KARAR NO : 2010/10
DAVA : TESPİT
DAVA TARİHİ: 12.05.2009
KARAR TARİHİ: 19.01.2010
Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan "tespit" davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 11.05.2009 havale tarihli dilekçesiyle davacının Gölyaka İlçesi, İmamlar Mahallesi Kızılcıkkırı mevkiinde bulunan 146 nolu parselin sahibi olduğunu, Gölyaka Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/122 esas sayılı dosyasında 146 nolu parsel ile; ilgili olarak 145 nolu parsele 696 metrekare kısmına tecavüz ettiğinin iddia edildiğini, bu tespit neticesinde davacının tapusunun 21,0117 metrekareye indiğini, bu yanlışlığın Belediye Başkanlığının 144 nolu parselin ifraz işlemi sırasında olduğunu, işlemi yapan Kadastro Müdürlüğünün de bu yanlışlığa ortak olduğunu, mahkemece Kadastro Müdürlüğünce 144 nolu parselin 1988 yılında yapılan ölçüm ve koordinatları dikkate almayarak yapılmış ölçüm neticesinde davacının arazisinin 145 nolu parsele 696 metrekare tecavüzlü duruma düştüğünü, bu yanlışlık sebebi ile davacının tapusunda 696 metre kare eksikliğin meydana geldiğini, bu nedenlerle davacının 145 nolu parsele tecavüzlü olmadığının ve davacının tapusundaki 696 metrekare eksikliğin nereden kaynaklandığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye tebliğ edilerek usulüne uygun taraf teşkili sağlanmıştır. Davalı Kadastro Şefliği ve davalı Gölyaka Belediye Başkanlığı dava ve duruşmalara katılmamıştır. Bayındırlık İskan Bakanlığı adına Hazine vekili dava ve duruşmalara katılmış, davanın reddini talep etmiştir.
Tapu Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava konusu taşınmazın ile birlikte tapu kaydı Kadastro Müdürlüğüne müzekkere yazılarak krokisi dosyamıza getirtilmiştir.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava Tespit davasıdır.
Somut olayda; Gölyaka Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/122 Esas, 2002/46 sayılı karar dosyasının dosyamız arasına konulduğu, davacı L. K.'nın davacı C. G.'e karşı 145 nolu parsele yapılan müdahalenin menini talep ettiği, yine 2000/160 Esas sayılı dosyanın belirtilen dosya ile birleştirildiği, bunda da davacı C. G.'in davalılar L. K., E. K., M. A., Ş. G. ve Katip G. aleyhine 146 parsele yapılan tecavüzün menini talep ettiği, mahkemece davacı C. G.'in diğer davalılara açmış olduğu davanın reddine karar verildiği, davacı L. K. tarafından davalı C. G. aleyhine açılan davanın ise kabulüne karar verildiği, kararda fen bilirkişiler rapor ve; krokisindeki kırmızı renkte gösterdikleri 696 metrekarenin davacı taşınmazına tecavüzlü durumda olduğunun belirtildiği verilen kararın Yargıtay'ın onamasından geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı dava konusu 146 nolu parselin 145 nolu parsele tecavüzlü olmadığının ve daha önceki Gölyaka Asliye Hukuk Mahkemesince 146 nolu parselin 145 nolu parsele 696 metrekare tecavüzlü olduğuna dair kesinleşmiş kararına rağmen bu eksikliğin nereden kaynaklandığının tespiti istemiştir. Oysaki mahkemece bu yönde karar verilmiş, karar Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir.
Davacı davalı olarak Gölyaka Belediye Başkanlığını da taraf olarak göstermiştir. Sıfat, dava konusu sübjektif hak ile taraflar arasındaki ilişkidir. Gölyaka Belediye Başkanlığının açılan dava ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı olmak sıfatı yoksa dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemez. Dava sıfat yokluğundan reddedilir. Yargıtay'a göre Mahkemenin sıfat yokluğunu kendiliğinden araştırması gerekir. Sıfat yokluğu itiraz niteliğinde olmakla birlikte görülmekte olan davada diğer itiraz ve defilerden önce incelenmesi gerekir. Çünkü taraflardan birinin taraf sıfatı yoksa diğer itiraz ve defilerin incelenmesine gerek kalmaz. Davanın Gölyaka Belediye Başkanlığı ile bir ilgisinin bulunmadığı ve kesinleşmiş mahkeme kararının bulunduğu anlaşılmakla bu dava yönünden husumet yokluğu nedeni ile açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının dilekçesinde diğer davalılar dikkatlice incelendiğinde Gölyaka Kadastro Şefliğine ve Bayındırlık ve İskân Bakanlığına açıldığı anlaşılacaktır. Zira dava işlemden kaldırıldıktan sonra bu taraflara tebliğ yapılmıştır.
Açılan dava konusunda Gölyaka Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/122 Esas ve 2002/46 Karar sayılı kararı ile 146 nolu parselin 145 nolu parsele tecavüzlü olduğu ve bu nedenle tecavüzün menine karar verilmiştir. Bu davada davanın tarafları farklı olsa da davanın konusu ve sebebi aynıdır.
Hukuki yarar dava konusuna ilişkin, dava şartlarına ilişkindir. Davacının bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmalıdır. Hukuki yararın dava şartı olduğu Yargıtay tarafından da kabul edilmektedir. Eda davasında davacı dava açmakta hukuki yarar bulunduğunu bildirmek ve ispat etmekle yükümlü olmadığı halde tespit davasında hukuki yararın olduğu özellikle bildirilmeli ve ispat edilmelidir. Davacı tespit davası açmakta hukuki yararı olduğunu ispat edemezse tespit davası dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Davalı Bayındırlık ve İskân Bakanlığı vekili yetki yönünden itirazda bulunmuş ise de dava konusu yerin Gölyaka sınırları içinde olduğu açıktır yine aynı dava konusu yer ile ilgili olarak Gölyaka Asliye Hukuk Mahkemesinde dava görülmüş ve sonuçlanmıştır. Bu nedenle görev yönünden de sorun bulunmamaktadır. Bu nedenle bu talepler yönünden davalının talepleri geçerli görmemiştir. Davacı vekili de keşfin yapılmasını talep etmiştir. Oysaki bu konuda yukarıda belirtilen mahkeme dosyasında keşif yapılmış ve nihai karar, verilmiş ve kesinleşmiştir. Bu nedenle yeniden keşfin yapılması gereksiz görülmüştür.
Davacının davanın esası yönünden korunmaya muhtaç güncel bir menfaati ve hukuki yarara bulunmadığı yukarıda açıklanan gerekçelerden anlaşılmaktadır. Bu nedenle de diğer davalılar yönünden, dava açmanın hukuki yararının bulunmaması nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1- Davacının davalı Gölyaka Belediye Başkanlığına yönelttiği davasının husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2- Davacının diğer davalılara yönelttiği davasının reddine,
3- Davacının varsa zararının tazmini için idari yargıda tam yargı davası açmakta muhtariyetine,
4- Peşin alınan harem mahsubu ile eksik kalan 1,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
5- Davalı Hazine kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre yürürlükte bulunan 1.000 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazine'ye verilmesine,
Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Dair davacı ve davacı vekilinin ve davalı Hazine vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19.01.2010
KESİNLEŞME ŞERHİ
Mahkememizden verilen işbu 19.01.2010 tarihli hüküm Yargıtay 14. Hukuk Dairesi tarafından 29.04.2010 tarihinde onanmakla, Yargıtay ilamı en son taraflara 10.06.2010 tarihinde tebliğ olunmuş ve 15 günlük karar düzeltme süresi sonunda hükmün 28.06.2010 tarihinde kesinleştiği tasdik olunur. 24.11.2011 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy