(5237 S. K. m. 30)
Dava: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanıklar N. B. ve H. A.'ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan mahkumiyetlerine dair Söke Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.11.2008 gün ve 2006/110 Esas, 2008/304 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü;
Karar: Mernis doğum tutanağında doğumunun sağlık personeli yardımı ile olduğu belirtilen, kayden 08.07.1991 doğumlu olan mağdure M.'nin dosya içerisinde mevcut İzmir D., E. Hayri Üstündağ Doğumevi Hastanesinin 06.03.2007 tarihli cevabi yazısında nüfus kaydına uygun olarak 08.07.1991 tarihinde hastanede doğduğunun anlaşılması karşısında bu hususta tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosyada bulunan onaylı nüfus kayıt örneğine göre 08.07.1991 doğumlu olup eylem tarihi itibarıyla 14 yaş 8 aylık olan mağdurenin sanık N. ile birlikte kaçıp, rızası ile cinsel ilişkiye girdiği, mağdurun sanıkla ilişkiye girmeden önce 18 yaşında olduğunu sanığa beyan ettiği, sanıkların da mağdurenin yaşının büyük olduğunu zannettikleri yönünde savunmada bulundukları, mağdurenin (UYAP) Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi aracılığıyla alınan nüfus kaydında 27.03.2009 tarihinde sanık N. ile resmen evlendiği, evliliğin devam ettiği ve bir çocuklarının bulunduğunun anlaşılması karşısında, TCK.nın 30. maddesi hükümlerine göre hata halinin mevcut olup olmadığının tespiti için mağdurenin suç tarihi itibarıyla görünüm olarak 15 yaşından küçük olduğunun anlaşılıp anlaşılamayacağı, içinde bulundukları sosyal ve kültürel durumları, sanıkların ulaşmak istediği amaç ve mağdurenin içinde bulunduğu sonuç da dikkate alınarak sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düşmesinin mümkün olup olmadığı araştırılarak mahkemenin dosyadaki tüm verilerle birlikte kendi gözlemini de tespit edip, gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle tüm deliller birlikle değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.04.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy