(1412 S. K. m. 318) (765 S. K. m. 414)
Dava ve Karar: Irza geçme suçundan sanık M. K. ve bu suça iştirakten sanık M. S.'nun yapılan yargılamaları sonunda; sanıkların atılı suçlardan mahkumiyetlerine dair İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01.02.2007 gün ve 2003/234 Esas, 2005/17 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafileri, sanık M. S. ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Tayin edilen cezanın tür ve miktarına göre sanık M. K. müdafii ve sanık M. S.'nun duruşma isteğinin CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık M. hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Mağdurenin kollukta ve savcılıkta olaydan hemen sonra alınan beyanlarında, sanık M. S.'nun evinde bulundukları sırada sanık M. K.'ın evde bulunan herkesi zorla dışarıya çıkartarak zorla ırzına geçtiğini, daha sonra M. ve arkadaşı İ.'ın eve geldiklerini, bu kez sanık M.'ın İ.'a ben E. ile birlikte olucam, karşı koyarsan seni gebertirim dediğini, bunun üzerine İ. ve M.'nın korkarak diğer odaya geçtiklerini ifade etmiş bulunması ve dosya içeriği karşısında sanık M.'nın, sanık M.'ın mağdurenin ırzına geçme suçuna bilinçli olarak iştirak ettiğine ilişkin mahkumiyetine yeterli herhangi bir kanıt bulunmadığı gözetilerek sanık M.'nın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Sanık M. hakkında kurulan hükmün incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin olaydan sonra alınan beyanları, İ. ve diğer sanık M.'nın beyanları ile tüm dosya kapsamından, sanık M.'ın cebir kullanarak 14 yaşında bulunan mağdurenin birden fazla kez ırzına geçtiği anlaşılmakla, sanığın eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nın 414/2. maddesinde düzenlenen ırza geçme suçunu oluşturduğu gözetilerek, suçun işlendiği tarihten sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun ile usulüne uygun biçimde kıyaslama yapılarak, lehe olan kanunun belirlenip uygulanması suretiyle mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği halde, yazılı gerekçelerle 765 sayılı TCK.nın 414/1. maddesi uygulanmak suretiyle hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafileri, sanık M. S. ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyizi sanık M. hakkındaki hükme ilişkin bulunduğundan hükümlerin sanık M.'ın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 19.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy