(5237 S. K. m. 105)
Cinsel taciz suçundan sanık H. A.'ın yapılan yargılaması sonunda; müsnet suçtan beraatine dair İznik Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 12.02.2008 gün ve 2007/312 Esas, 2008/14 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin önceden tanımadığı arasında husumet bulunmayan ve kendisine önce günaydın diyerek yüzüne karşı, sonra da kısa bir süre sonra "senden hoşlanıyorum" diyerek telefonla cinsel tacizde bulunduğu, mağdurenin eylemle ilgili hemen eşini araması, mağdurenin evinin sanığın bulunduğu yerden ankesörlü telefondan aranmış olması ve tüm dosya içeriğinden anlaşılmakla; sanığın TCK.nm 105. maddesi gereğince cinsel taciz suçundan mahkûmiyeti yerine, birbiriyle çelişkili olduğu kabul edilen eylem ve olayla ilgisi bulunmayan tanık anlatımları gerekçe gösterilerek beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.07.2012 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
İZNİK
SULH CEZA MAHKEMESİ
DOSYA NO: 2007/312
KARAR NO: 2008/14
C. SAVCILIĞI ESAS NO: 2007/346
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
SUÇ: Cinsel Taciz
SUÇ TARİHİ: 17/08/2007
KARAR TARİHİ: 12/02/2008
Yukarıda açık kimliği ve yüklenen suçu yazılı sanık hakkında mahkememizde yapılan yargılama sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
İznik Cumhuriyet Başsavcılığının 31/08/2007 tarih ve 2007/346 esas sayılı iddianamesi ile sanığın eylemine uyan 5237 S.TCK'nun 105/1 ve 53.maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmıştır.
Mahkememizin 31/08/2007 tarih ve 2007/190 İd.Değ.sayılı kararı ile iddianamenin kabulüne karar verilmiştir.
Sanık savunmasında: üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, İznik Belediyesinde ekip başı olarak görev yaptığını, olay günü büz döşeme çalışması için olay yerine gittiklerini, bir şahsın bahçesinden çalışmaya başlayacakları için, şahıstan izin aldıklarını, çalışmaya başladıklarını, bu sırada civardan birtakım insanların çalışma yapılan yerde toplandığını, toplanan şahıslarla konuştuğunu, bunların içerisinde katılanın olup olmadığını bilmediğini, konuştuğu şahıslara günaydın da dediğini, çalışma başladıktan 10-15 dakika kadar sonra Belediyenin yaptırdığı toplu konutlara iki işçi bırakmak için ayrıldığını, Toplu Konutlarda bulunduğu sırada telefonla hakkında şikayet olduğunun söylendiğini, katılana herhangi bir şekilde telefon etmediğini suçsuz olduğunu ifade etmiştir.
Katılan beyanında; olay günü eşi işe gittikten sonra ekmek almak amacıyla evinden çıktığında sokakta çalışmakta olan belediye görevlilerinin yanında bulunan sanığın kendisine günaydın dediğini, kendisinin korkarak evine girdiğini, aradan 5 dakika kadar geçtikten sonra, ev telefonunun çaldığını arayan şahsın "orası M. G.'in evi mi" diye sorduğunu, kendisinin "evet" dediğini, eşine bir şey olduğunu zannederek korktuğunu, arayan şahsın "ben M. G.'in evini aradım, sen onun hanımı mısın" dediğini, kendisinin de "evet" dediğini, ardından şahsın "ben seni çok beğeniyorum, seninle buluşmak istiyorum, sabah sana günaydın dedim hatırlamadın mı" dediğini, kendisinin de eşini arayacağını söyleyerek telefonu kapattığını, ardından eşine haber verdiğini, sanık hakkında davacı ve şikayetçi olduğunu ifade etmiştir.
Tanık K. Ö. beyanında; İznik Belediyesinde mevsimlik işçi olarak çalıştığını, olay günü büz döşeme çalışması yapmak üzere olay yerine saat 08.30 sularında ekip halinde gittiklerini, ekibin başında sanık H. A.'ın olduğunu, çalışma yapılacak yerin bir şahsın bahçesi olması nedeniyle sanığın şahsa giderek çalışma yapılacağını haber verdiğini, çalışmaya başladıklarını, çalışma yaptıkları sırada şikayetçi olan bayanı herhangi bir şekilde görmediğini, 45 dakika kadar söz konusu yerde çalıştıklarını, aradan 45 dakika geçtikten sonra İznik belediyesi tarafından yaptırılan toplu konut alanında iş olduğu söylenerek işçi arkadaşı E. B. ve sanık ile birlikte araçla çalışma alanından ayrıldıklarını, sanığın kendilerini toplu konut alanına getirdiğini, burada yapacakları işi anlattığını, ardından gelen telefon üzerine yanlarından ayrıldığını, yanlarından ayrıldığında saatin 09.30-10.00 saatleri arasında olduğunu, kendileri Selçuk Mahallesinde çalışma yaparken sanığın sürekli olarak yanlarında olduğunu ifade etmiştir.
Tanık E. B. beyanında; İznik Belediyesinde işçi olarak çalıştığını, sanığın da işçilerin amiri olduğunu, olay günü büz döşeme işlemi olduğu için ekip halinde söz konusu yere geldiklerini, orada yarım saat kadar çalıştıktan sonra sanığın Belediye tarafından yaptırılan toplu konutlarda iş olduğunu söyleyerek kendisi ve K. Ö.'ü belediyeye ait araçla toplu konutlara getirdiğini, yapacakları işi anlattığını bir müddet yanlarında kaldığını, ardından gelen bir telefon üzerine yanlarından ayrıldığını, sanığın şikayetçiye karşı herhangi bir eylemde bulunduğuna dair görgü ve bilgisinin olmadığını ifade etmiştir.
Tanık A. Ç. beyanında; katılanın kendisinin görümcesi olduğunu, olay günü kendilerine misafirliğe geldiklerini, sabah kalktıklarında katılanın kahvaltılık almak üzere evden ayrıldığını, evde kendisi, kızı A. Ç. ve katılanın kızı S. G.'in olduğunu, bir müddet sonra evin kapısının çaldığını, kapıyı açtığında katılanın kapıda beklediğini sanığın da katılanın hemen arkasında olduğunu gördüğünü, bunun üzerine katılanı eve aldığını, sanığın kendisinin kapıyı açtığını görünce geriye dönerek kapının önünden ayrıldığını, katılanın geldiğinde korkmuş vaziyette olduğunu, kendisine sorduğunda şahsı tanımadığını söylediğini, aradan yarım saat kadar geçtikten sonra ev telefonunun çaldığını, telefonu katılanın açtığını, telefonda karşı tarafa katılanın herhangi bir şey söylemediğini ve konuşmadığını, telefonu kapattıktan hemen sonra eşini aradığını, kendisine sorduğunda ne olduğunu kendisinin de anlayamadığını söylediğini ifade etmiştir.
Tanık A. Ç. beyanında; katılan halası olduğunu, olay günü annesi ile birlikte halasına misafirliğe geldiklerini, sabah kalktıklarında katılanın kahvaltılık almak üzere evden ayrıldığını, bir müddet sonra kapı zilinin çaldığını, pencereden kimin geldiğine baktığında halasının kapıda olduğunu, sanığında 1-1.5 metre mesafede arkasında olduğunu ve halasına bir şey söylediğini duyduğunu ancak ne söylediğini anlamadığını, kapıyı halasının kızı S.'ın açtığını, halasının içeri girdiğini, aradan yarım saat kadar süre geçtikten sonra telefonun çaldığını, halasının telefonu açtığını, telefonu açtığında yanında olmadığını, sonradan halasının yanlarına geldiğinde yüzünün çok kötü olduğunu fark ettiğini, ardından halasının eniştesini aradığını, kendilerine herhangi bir şey söylemediğini, ancak kötü bir şey olduğunun halinden anlaşıldığını ifade etmiştir.
Tanık S. G. beyanında; katılanın annesi olduğunu, olay günü yengelerinin misafirliğe geldiğini, sabah annesinin ekmek almak üzere evden ayrıldığını, bir müddet sonra kapı zilinin çaldığını, pencereden baktıklarında annesinin kapıda beklediğini gördüğünü, sanığın da annesinin l,5-2 metre kadar uzağında olduğunu, kapıyı yengesinin açtığını, annesinin telaşla içeriye girdiğini, ancak bir şey anlatmadığını, aradan yarım saat kadar geçtikten sonra ev telefonunun çaldığını, annesinin telefona baktığını, ancak herhangi bir şey konuşmadığını, telaşla telefonu kapatarak babasını aradığını ifade etmiştir.
Tanık F. S. beyanında; İznik Belediyesinde kepçe operatörü olarak çalıştığını, olay tarihinde sabah saatlerinde çalışma yaptıkları yere geldiklerini H. A.'ın da yanlarında olduğunu, yapacakları işi söyleyip, yanlarından ayrıldığını, sanığın tam olarak ayrıldığı saati net olarak hatırlamadığını, kendisiyle birlikte dört kişi kaldıklarını gittiklerinde çalışma alanında K. Ö. ve E. B.'ın bulunup bulunmadığını hatırlamadığını, kendilerini görmediğini, saat 10.00 sularında mola verdikleri sırada şahsen tanıdığı M. G. gelerek ustabaşının kim olduğunu sorduğunu, nedenini sorduğunda ise eşine laf attığını söylediğini ifade etmiştir.
Tanık M. G. beyanında; olay günü sabah saat 08.30 sularında işe gitmek üzere evden ayrıldığını, evde eşi, çocukları ve misafir olarak evde bulunan eşinin yengesi A. Ç. ve A. Ç.'ın kaldığını, yaklaşık bir saat kadar iş yerinde çalıştıktan sonra saat 09.30 sularında eşinin telefonla arayarak acil olarak eve gelmesini istediğini, bunun üzerine evine geldiğini, eşinin sokakta çalışmakta olan belediyecilerden birisinin kendisini eve kadar takip ederek günaydın dediğini ve ardından telefon ile arayarak taciz ettiğini söylediğini ifade etmiştir.
Sanık hakkında cinsel taciz suçundan kamu davası açılmıştır. Sanığa yüklenen suçu oluşturan eylem iddianamede "evine dönmekte olan müştekiye günaydın demek suretiyle sataştığı, müştekinin evine dönmesini müteakip müştekinin evinde bulunan telefonu arayarak müştekiye seni çok beğendim, seninle buluşmak istiyorum, sabahleyin sana günaydın dedim ya hatırlamadın mı" şeklinde cinsel tacizde bulunduğu şeklinde tanımlanmıştır. Sanık savunmasında yüklenen suçlamayı kabul etmemiştir. Olay günü katılanın evinin bulunduğu sokakta Belediye görevlilerince çalışma yapıldığı, sanığın da bu görevlilerin başında bulunduğu sabittir. Katılan ekmek almak için evden çıktığında tanımadığı sanığın kendisine günaydın dediğini, korkarak hemen eve döndüğünü, eve döndükten 5 dakika kadar sonra ev telefonunun aranarak taciz içeren sözlerin söylendiğini iddia etmiştir. Katılanın ev telefonunun olay günü 09.17 saatinde İznik PTT Müdürlüğü önünde bulunan ankesörlü telefondan arandığı Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı yazısından anlaşılmıştır. Sanık savunmasında kendisinin telefon ile katılanı aramadığını, çalışma yapılan alandan tanıklar K. Ö. ve E. B. ile ayrıldığını ve Belediye tarafından yaptırılan Toplu Konut bölgesine gittiğini, burada kendisine telefon ile hakkında şikayet olduğunun söylendiğini belirtmiş, bu yöndeki savunması da tanıklar K. Ö. ve E. B. tarafından doğrulanmıştır. Katılan iddiası, bu iddiayı destekler içerikte olan tanıklar katılanın yengesi A. Ç., yengesinin kızı A. Ç., katılanın kızı S. G. ve katılanın eşi M. G.'in beyanları değerlendirildiğinde ise: tanık A. Ç. ve S. G. beyanında katılanın telefonu arayan şahıs ile hiçbirşey konuşmadığını ifade etmişler katılan ise arayan şahsa eşine haber vereceğini söylediğini ifade etmiştir. Yine tanık A. Ç., katılan dışarıdan geldiğinde kapıyı kendisinin açtığını ifade etmiş, tanık A. Ç. ise yengesi geldiğinde kapıyı S. G.'in açtığını ifade etmiş, tanıkların bu beyanları arasındaki çelişki taraflara sorulmasına rağmen giderilememiştir, yine katılan beyanlarında eve girdikten 5 dakika geçtikten sonra telefon geldiğini ifade etmiş, evde bulunduğu iddia edilen tanıklar ise katılanın eve geldikten yarım saat kadar sonra telefon geldiğini ifade etmişlerdir. Tanık M. G. ise hazırlık beyanında kendisi işe gittiğinde eşinin evde yalnız kaldığını ifade etmiş olmasına rağmen, duruşmadaki beyanında evde eşiyle beraber çocukları ve misafirliğe gelen A. Ç. ve A. Ç.'ın da bulunduğunu iddia etmiş, çelişkinin giderilmesi amacıyla sorulduğunda ise; çocukların ve misafirlerin bu işe karışmamaları için hazırlıkta bu şekilde ifade verdiğini, karşı tarafın olayla ilgisi olmayan tanıkları bildirmesi nedeniyle mecbur kaldıkları için aile bireylerini tanık olarak bildirdiklerini ifade etmiştir. Tanık M. G.'in bu beyanı çocukları yönünden hayatın olağan akışına uygun bulunmakla beraber diğer tanıklar A. Ç. ve A. Ç. yönünden şüphe ile karşılanmıştır. Bu değerlendirmeler doğrultusunda; sanığın yüklenen suçu işlemediğine ilişkin savunmasının aksini gösteren katılanın iddiasını destekler içerikte olan tanıklar A. Ç., A. Ç., S. G.'in birbiri ile çelişen, yine tanık M. G.'in kendi beyanları arasında çelişen ifadelerinden başka cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememiş olması nedeniyle, tanıklar A. Ç., A. Ç., S. G. ve M. G.'in beyanlarına itibar edilmeyerek; sanığa yüklenen cinsel taciz suçunun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı kanaatine varılarak CMK'nun 223(2)-e maddesi uyarınca beraatine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan neden ve gerekçelerle;
1-Sanık H. A.'a yüklenen cinsel taciz suçunun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK nun 223(2)-e maddesi uyarınca BERAATİNE,
2-Yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına,
Dair sanığın, sanık müdafiinin katılanın ve katılan vekilinin yüzüne karşı tefhimden itibaren 7 gün içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe veya tutanağa bağlanmak koşulu ile zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle temyiz (Yargıtay) yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/02/2008 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy