(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 231) (1412 S. K. m. 308) (5237 S. K. m. 105, 125)
Dava ve Karar: Cinsel taciz suçundan sanık Ö. A.'ın yapılan yargılaması sonunda; hakaret suçundan mahkumiyetine dair Sultanbeyli 1. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 19.03.2010 tarih ve 2009/1271 Esas, 2010/390 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğnameyle Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında sonuç olarak adli para cezası verilmiş ise de; 5237 sayılı TCK.nın 125/1 inci maddesindeki seçenek yaptırımlardan hapis cezasının tercih edilmesi durumunda aynı Kanunun 50/2 nci maddesi uyarınca bu cezanın para cezasına çevrilemeyeceği, çevrilen para cezasının miktarı da hükmün temyiz kabiliyetini ortadan kaldırmayacağından, hükmün temyizi mümkün olduğu belirlenerek tebliğnamedeki temyizin reddine yönelik düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Sanığın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (Uyap) üzerinden nüfus ve adli sicil kayıtları temin edilmiş olmakla bozma nedeni yapılmamıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK.nın 34/1, 230 ve 1412 sayılı CMUK.nın 308/7 nci maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin ve bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği ve hükmün CMK.nın 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermemesinin aynı Kanunun 289/1-g maddesinde kesin hukuka aykırılık hali olarak düzenlendiği gözetilmeden gerekçesiz hüküm kurularak, suç vasfı değişikliği olup olmadığı değerlendirilmeden TCK.nın 105/1 inci maddesi yerine TCK.nın 125/1 inci maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Hükümden önce 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2 nci maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 s. Kanunun 562 nci maddesinin 1 inci fıkrasıyla değişik CMK.nın 231/5 inci maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2 nci fıkrası ile de 231/14 üncü maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece sanık hakkında hükmün açıklamasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Sonuç: Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 s. Kanunun 8/1 inci maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy