(5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 321)
Dava: Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık E. Ç.'nin yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkumiyetine dair Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.03.2011 gün ve 2009/71 Esas, 2011/80 Karar sayılı re'sen temyize tabi hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmesi ve incelemenin de duruşmalı olarak yapılmasının talep edilmesi üzerine dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğnameyle Daireye gönderilmekle 09.05.2012 Çarşamba günü saat 13.30'a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından M. Ö. hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık E. Ç. adına gelen zorunlu müdafii huzura alınarak duruşmaya başlanıldı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında duruşmalı inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün bozulmasını istedi. Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 23.05.2012 Çarşamba saat 13.30'a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi. Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği düşünülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu:
Karar: Sanığın, mağdurenin annesi olan katılan S. hakkında 12.11.2008 tarihli dilekçeyle boşanma davası açtıktan sonra, katılan S.'ın şikayet dilekçesinden anlaşılacağı üzere boşanma dilekçesinin katılan S.'a tebliğinin ertesi günü olan 19.12.2008 tarihinde katılan S. tarafından Cumhuriyet Savcılığına şikayet dilekçesi vermesi, mağdurenin olayı öğretmenine anlatmasının da yine boşanma dilekçesinin katılan S.'a tebliğ tarihi olan 18.12.2008 tarihi olması, olay tarihinden iki aya yakın süre sonra şikayetin gerçekleşmesi, mağdure ve mağdurenin kardeşi olan tanık A.'nun beyanlarında kısmi çelişki bulunması, mağdurenin, sanığın annesiyle kendisinin ortasına yattığına dair beyanının hayatın olağan akışına aykırı olması, sanığın olay tarihinden önce evden ayrıldığına dair savunmasını destekler nitelikteki savunma tanığı İ. T.'ın beyanları, dosyaya sunulan 12.09.2008 tarihli kira kontratı sanık tarafından boşanma davası açılması için verilen vekaletnamenin tarihinin 24.09.2008 olması, katılan tanığı A. Ö.'ün sanığın iki üç ay önce evden ayrıldığına dair 19.12.2008 tarihli beyanı ve sanığın üzerine atılı suçlamayı işlemediğine dair aşamalarda değişmeyen savunması ve tüm dosya içeriğinden; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve şüphenin sanık lehine değerlendirileceği evrensel ilkesi gözetilerek sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan re'sen temyize tabi hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek C.M.U.K.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanık E. Ç.'nin tahliyesine, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesi için mahalline en seri biçimde bildirilmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, 16.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy