(2709 S. K. m. 141) (5237 S. K. m. 102, 109) (5271 S. K. m. 34, 230, 289) (1412 S. K. m. 308)
Dava: Nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar A. K. ve M. Ş.'le nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve aralarında resmi evlenme olmaksızın evlenmenin dinsel törenini yaptırma suçlarından sanık E. K.'ın yapılan yargılamaları sonunda; A. K. ve M. Ş.'in beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, E. K.'ın ise beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve aralarında resmi evlenme olmaksızın evlenmenin dinsel törenini yaptırma suçlarından mahkumiyetlerine dair Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.06.2011 gün ve 2010/21 Esas, 2011/222 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından duruşmalı istenilmiş olmakla dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğnameyle Daireye gönderilmekle 04.04.2012 Çarşamba saat 13.30'a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından A. Ç. hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanıklar E. K., M. Ş. ve A. A. K. adına gelen vekili huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Karar: Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık E. K. hakkında her iki suçtan, diğer sanıklar M. ve A. A. hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu hakkında duruşmalı inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanıklar müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün bozulmasını istedi. Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanıklar müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle, dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 18.04.2012 Çarşamba günü saat 13:30'a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği düşünülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141, 5271 Sayılı C.M.K.nın 34/1, 230 ve 1412 Sayılı C.M.U.K.nın 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin ve bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği ve hükmün C.M.K.nın 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermemesinin aynı Kanunun 289/1-g maddesinde kesin hukuka aykırılık hali olarak düzenlendiği gözetilmeden gerekçesiz hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları ve sanıklar müdafiin duruşmalı inceleme esnasındaki sözlü savunması bu sebeple yerinde görüldüğünden, esası incelenmeyen hükümlerin 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek C.M.U.K.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 10.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy