(5237 S. K. m. 103) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 321, 326)
Dava: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık İ. H. K.'nin yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkumiyetine dair Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.09.2011 gün ve 2011/39 Esas, 2011/252 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıkla müdafii tarafından istenilmiş ve sanık müdafiince de incelemenin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğnameyle Daireye gönderilmekle 30.05.2012 Çarşamba saat 13.30'a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Ö. B. hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık İ. H. K. adına gelen Av. M. G. huzura alınarak duruşmaya başlanıldı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık İ. H. K. hakkında Duruşmalı inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün Bozulmasını istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 13.06.2012 Çarşamba saat 13.30'a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Konu: Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin sanığın evinde yaklaşık üç ay kadar kalıp okulların açılmasına yakın bir tarihte İstanbul'a ailesinin yanına döndükten sonra, hangi nedenle sanığın Ankara'da bulunan evine tekrar gittiği ve orada kaldığı, eylemin zorla gerçekleştirildiğini iddia etmesine rağmen, sanığın evinde kalmaya devam eden mağdureye yönelik cinsel istismar eyleminin tehdit ve cebirle gerçekleştirildiğine ilişkin delillerin neler olduğu yöntemince açıklanıp tartışılmadan eksik ve yetersiz gerekçeyle sanık hakkında tayin olunan cezanın TCK. nun 103/4 üncü maddesi uyarınca artırılması,
Sanığın eylemi sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığında bozulma olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden görüş alınıp, sonucuna göre 5237 sayılı TCK. nun 103/6 ncı maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiin temyiz itirazlarıyla sanık müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 s. Kanunun 8/1 inci maddesi gözetilerek CMUK. nun 321 ve 326 ncı maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy