(3167 S. K. m. 16) (5941 S. K. m. 5) (5237 S. K. m. 52) (5271 S. K. m. 195, 309)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık Halil İbrahim Çoban'ın 5941 sayılı Çek Kanunun 5/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52/2 nci maddeleri gereğince 25.000 TL para cezasıyla cezalandırılmasına dair Milas 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.12.2010 gün ve 2010/652 Esas, 2010/1228 Karar sayılı kararının;
3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun 16/d-4 maddesinde yer alan Bu suçlardan dolayı yapılan yargılamalarda 04.04.1929 tarihli ve 1412 sayılı CMUK.nın 225 inci maddesi uygulanabilir şeklindeki düzenlemeye, 20.12.2009 tarihli ve 27438 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanununda yer verilmemiş olması karşısında, 5271 sayılı CMK.nın 195 inci maddesi uyarınca sanığa gelmese dahi yokluğunda duruşma yapılabileceğine dair açıklamalı davetiye gönderilmesinin yeterli olmayacağı, savunması alınmadan karar verilemeyeceği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309 uncu maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü, 03.11.2011 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04.-105-48-5503-2011/ 14013/56896 s. kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğnameyle Dairemize ihbar ve dava evrakıyla birlikte tevdi kılınmakla gereği düşünüldü:
Karar ve Sonuç: 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun 16/b-4 maddesinde yer alan bu suçlardan dolayı yapılan yargılamalarda 04.04.1929 tarihli ve 1412 sayılı CMUK.nın 225 nci maddesi uygulanabilir şeklindeki düzenlemeye, 20.12.2009 tarihli ve 27438 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanununda yer verilmemiş olması karşısında, 5271 sayılı CMK.nın 195 inci maddesi uyarınca, sanığa gelmese dahi yokluğunda duruşma yapılabileceğine dair açıklamalı davetiye gönderilmesinin yeterli olmayacağı, savunması alınmadan karar verilemeyeceği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet bulunmadığı ve bu nedenle kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde olduğundan, Milas 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.12.2010 gün ve 2010/652 Esas, 2010/1228 Karar sayılı kararının; CMK.nın 309 uncu maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy