(5941 S. K. m. 5) (5237 S. K. m. 52) (5271 S. K. m. 195)
Dava ve Karar: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan Sanık V. D.'ın 5941 sayılı Çek Kanununun 5/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52/2 nci maddeleri gereğince 35.000,00 Türk Lirası adli para cezasıyla cezalandırılmasına dair Beyoğlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2010 tarihli ve 2009/631 Esas, 2010/70 sayılı kararının;
3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun 16/b-4 üncü maddesinde yer alan Bu suçlardan dolayı yapılan yargılamalarda 04.04.1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 225 inci maddesi uygulanabilir şeklindeki düzenlemeye, 20.12.2009 tarihli ve 27438 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanununda yer verilmemiş olması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 195 inci maddesi uyarınca, sanığa gelmese dahi yokluğunda duruşma yapılabileceğine dair açıklamalı davetiye gönderilmesinin yeterli olmayacağı, savunması alınmadan karar verilemeyeceği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309 uncu maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 16.12.2011 gün ve B.03.0.CIG.0.00.00.04-105-34-8807-2011/16328/ 64521 s. kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğnameyle Dairemize ihbar ve dava evrakıyla birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Sonuç: 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun 16/b-4 üncü maddesinde yer alan Bu suçlardan dolayı yapılan yargılamalarda 04.04.1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 225 inci maddesi uygulanabilir şeklindeki düzenlemeye, 20.12.2009 tarihli ve 27438 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanununda yer verilmemiş olması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 195 inci maddesi uyarınca, sanığa gelmese dahi yokluğunda duruşma yapılabileceğine dair açıklamalı davetiye gönderilmesinin yeterli olmayacağı, savunması alınmadan karar verilemeyeceği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet bulunmadığı ve bu nedenle kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde olduğundan, Beyoğlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2010 tarihli ve 2009/631 2010/70 sayılı kararının CMK. nın 309 uncu maddesi uyarınca BOZULMASINA, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 15.07.2011 tarih ve 1364 sayılı kararıyla Beyoğlu ilçesi adli teşkilatı kapatıldığından dosyanın İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 12.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy