(5237 S. K. m. 7, 26, 109)
Dava ve Karar: Reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan hükümlü B. Ö. hakkında 5728 s. Kanunla 5237 sayılı TCK. nın uygulanıp uygulanamayacağıyla ilgili olarak İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 07.04.2011 gün ve 1999/1348 Esas, 2001/537 Ek Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi hükümlü tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğnameyle Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK. nın 26/2 nci maddesinin kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez hükmü karşısında, nüfus kaydına göre 01.07.1984 doğumlu olup suçun işlendiği 29.10.1999 tarihinde 15 yaşını bitirdiği anlaşılan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyan sanığın aynı Kanunun 109 uncu maddesi anlamında hukuka aykırı bir davranışından söz edilemeyeceği, rızanın fiili hukuka uygun hale getirdiği ve 5237 sayılı TCK. nın 7/1 inci maddesi dikkate alınarak sanığın kaçırıp alıkoyma suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden 765 s. Kanuna göre verilip kesinleşen hükmün aynen infazına hükmedilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 s. Kanunun 8/1 inci maddesi gözetilerek CMUK. nın 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy