(5237 S. K. m. 43, 52, 62, 105) (5271 S. K. m. 231, 309)
Dava: Cinsel taciz suçundan sanık C.Y.'ın, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 105/1, 43, 62 ve 52/1. maddeleri uyarınca 2.240,00 Türk Lirası adli para cezasıyla cezalandırılmasına, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kırklareli 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 27.9.2011 tarihli ve 2010/605 Esas, 2011/917 Sayılı Kararına sanık ve müdafii tarafından yapılan itirazın kabulüyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın Kırklareli 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18.11.2011 gün ve 2011/246 Değişik İş sayılı Kararıyla sanığa hükmün açıklanmasının geri bırakılması unsurları açıklanmadan, kabul edip etmediğinin sorulması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair şekil şartları yerine gelmediğinden bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de;
25.07.2010 tarihli ve 27652 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 Sayılı Kanunun 7. maddesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/6. maddesinin (c) bendine 2. cümle olarak eklenen sanığın kabul etmemesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez şeklindeki düzenleme gereğince, mahkemesince sanığa bu hususun sorulmasının yeterli olacağı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair şartların veya hukuki sonuçlarının sanığa açıklanması gerektiğine dair kanunda bir düzenleme bulunmadığı, nitekim 14.06.2011 tarihli oturumda sanığa mahkumiyet halinde C.M.K.nın 231. maddesinin hakkında uygulanmasını kabul edip etmediği hususunun sorulduğu ve sanığın da kabul ettiğini beyan ettiği,
Diğer yandan sanık ve müdafiin itiraz dilekçelerinde beraat etmesi gerektiği yönündeki iddiaları dikkate alındığında, kararın esasına dair itiraz bulunduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik bir itirazın olmadığı, bu itibarla mercii tarafından, ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesinin şartlarının olup olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında hukuka aykırılık bulunup bulunmadığı yönlerinden inceleme yapılabilineceği, şartların varlığı halinde itirazın reddine, aksi halde kabulüne karar verilmesi gerekeceği, somut olayda mercii tarafından şartların oluşup oluşmadığı yönünde bir inceleme yapılmadığı, gerekçesinin ise anlatılan sebeple, olaya uygun düşmediği cihetle anılan kararda isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 30.01.2012 gün ve B.03.0.CiG.0.00.00.04-105-39-0024-2012/1628/5552 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğnameyle Daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Karar: Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriğinin yerinde olduğu anlaşıldığından, Kırklareli 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 27.09.2011 gün ve 2010/605 Esas, 2011/917 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının kaldırılmasına dair verilen Kırklareli 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18.11.2011 tarih ve 2011/246 Değişik İş sayılı Kararın C.M.K.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına,
Sonuç: Dosyanın merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 02.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy