(5237 S. K. m. 103) (5320 S. K. m. 8) (1412 S.K. m. 321) (YCGK 20.11.2007 T. 2007/5-142 E. 2007/240 K.)
Dava ve Karar: Çocuğun basit ve nitelikli cinsel istismarı suçlarından sanık S. B.'nın yapılan yargılaması sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan iki kez mahkumiyetine dair Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.09.2011 gün ve 2008/134 Esas, 2011/155 Karar sayılı re'sen de temyize tabi hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğnameyle Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdureye yönelik 2007 yılı Mart ayında ve olayın ortaya çıktığı 27.02.2008 tarihinde basit cinsel istismar eylemlerinde bulunduğu ve eylemler nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu kabul edilip sanığın 103/1-3-6 ncı maddeleri uyarınca iki kez mahkumiyetine karar verilmiş ise de, dosyada bir örneği bulunan Erzurum Çocuk Mahkemesinin 24.06.2008 gün ve 2008/221 Esas, 2008/272 sayılı Kararının gerekçesinde, mağdurenin M. P. isimli kişiyle 2005 yılı Ekim ayından 2007 yılı Ekim ayına kadar birlikte yaşadıklarının ve 2007 yılı Mart ayında bir çocuklarının olduğunun belirtildiğinin, nüfus kaydına göre de 15.07.2007 doğumlu Arzu isimli bir kızı bulunan mağdurenin de aşamalarda babam, ben evlenmeden önce kız iken de bir çok kez tacizde bulunup" korkma kızlığını bozmam diyerek cinsel organını sürtüyordu, kızım Arzu doğmadan bir yıl önceki bir tarihte sanık bana birşey içirip üzerime geldi, sonrasını hatırlamıyorum, sabah uyandığımda yatakta çırılçıplak bir haldeydim, çocuğumun babasının sanık olabileceğini düşünüyorum şeklinde beyanlarla ilk eylem tarihi olarak Arzu isimli kızına hamile olmadan önceki bir tarihi işaret ettiğinin anlaşılması karşısında, Erzurum Çocuk Mahkemesinin dosyası celp edilerek oradaki beyanlarla birlikte mağdurenin de tekrar dinlenilmesi suretiyle suç tarihi kesin olarak tespit edilmeden ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına yönelik olarak mağdurenin M. P. isimli kişiyle birlikte yaşadığı dönemde zaman zaman sanık olan babasının evine gelip gelmediği, gelmiş ise sanığın eylemlerini bu dönemde de devam ettirip ettirmediği sorulup zincirleme suç hükümlerinin niçin uygulanmadığı tartışılmadan eksik soruşturmayla hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 Karar sayılı ilamı ve hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun 02.12.2010 tarihli raporunda 2007 yılı Ekim ayı ile 27.2.2008 tarihleri arasında mağduresi bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının babanın eylemleri sonucu olarak bozulduğunun belirtilmesi karşısında, sanığın işlediği kabul edilen iki ayrı cinsel istismar eylemi nedeniyle hüküm kurulurken her iki eylem içinde 5237 sayılı TCK. nın 103/6 ncı maddesinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayini,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, re'sen de temyize tabi hükümlerin 5320 s. Kanunun 8/1 inci maddesi gözetilerek CMUK. nın 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy