(5237 S. K. m. 109, 234) (5320 S. K. m. 8)
Dava ve Karar: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık (R.K.)'un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkumiyetine dair K
Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 16.03.2010 gün ve 2009/38 Esas, 2010/15 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdure (A.B.)'nın suç tarihinde cebir, tehdit veya hile kullanılmaksızın sanıkla gönüllü olarak birlikte kaçması, mağdurenin sanık tarafından şahsına bir zarar verilmeden ve kendisine yönelik hukuka aykırı bir davranışta bulunmaksızın kolluğa teslim edilmesi karşısında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığı, somut olayda TCK.nın 234/3. maddesinde düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu yönünden yapılan değerlendirmede ise müştekilerin kolluğa müracaatlarından önce sanığın yakınları tarafından mağdurun babası olan müşteki (A.B.)'ya haber verildiği sabit olduğundan bu suçun da unsurlarının oluşmadığı gözetilerek, sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy