(5237 S. K. m. 234) (5271 S. K. m. 239, 253, 254)
Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan sanık B. E.'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkumiyetine dair Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 04.04.2007 gün ve 2006/610 Esas, 2007/150 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğnameyle Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
TCK. nın 234/1 inci maddesinde düzenlenen, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun, mağdurunun velayet hakkını elinde bulunduran müşteki F. M. olduğunun anlaşılması karşısında, Y. E.'a CMK. nın 239/2 nci maddesi gereğince zorunlu vekil atanması yönündeki tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanığın işlediği iddia olunan çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun 5560 sayılı Kanunla değişik CMK. nın 253 üncü maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı ve kovuşturma şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, atılı suçtan CMK'nın 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Kanuna aykırı, sanık ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1 inci maddesi gözetilerek CMUK. nın 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy