(5237 S. K. m. 226)
Çocukların kullanıldığı müstehcen görüntüleri depolama suçundan sanık C. S.'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan beraatine dair Dörtyol 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 25.05.2010 gün ve 2010/52 Esas, 2010/208 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğnameyle Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın işyerinde yapılan aramada ele geçirilen ve sanığın sattığını beyan ettiği içerisinde porno görüntülerin olmadığı tespit edilen adli emanetin 09/214 sırasında kayıtlı 1015 adet bandrolsüz CD hakkında, Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa muhalefet suçundan dolayı dava zamanaşımı süresi içerisinde dosya ele alınarak dava açılması mümkün görülmüştür.
Polis memurlarınca tanzim olunarak soruşturma evresinde dosyaya alınan ve kamu davasına konu video içeriklerinin soyut olarak 9 adetinin çocuk porno görüntüleri olduğunun bildirilmesi nedeniyle suçun unsurlarının tespiti için gerekli ve yeterli açıklamayı taşımadığı anlaşılan bilirkişi raporuyla yetinilerek mahkemece bir karar verildiği anlaşılmakla; öncelikle iddianameye konu edilen bütün video içeriklerinin bizzat mahkemece ya da tayin edilecek bilirkişi tarafından izlenerek görüntülerin ar ve haya duygularını incitip incitmediği, cinsi arzuları tahrik ve istismar eder nitelikte genel ahlaka aykırı olup olmadığı saptandıktan sonra, 5237 sayılı TCK.nın 226/3 üncü maddesinde çocukların kullanıldığı müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin ülkeye sokulması, çoğaltılması, satışa arzı, satışı, nakli, ihracı veya başkalarının kullanımına sunulmasının yanında, bu ürünlere olan talebin azaltılmasının da çocuklara dolaylı koruma sağlayacağı düşünülerek, kasıtlı olarak yapılan kişisel amaçlı bulundurma ve depolamanın da suç sayıldığı, çocukların kullanıldığı müstehcen görüntüleri depolama ve bulundurma fiilinin kişisel amaçlı dahi olsa 5237 sayılı TCK.nın 226/3 üncü maddesine uyan suçu oluşturduğu hususları da nazara alınmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 s. Kanunun 8/1 inci maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 inci maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 20.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy