(5237 S. K. m. 43, 62, 103)
Dava: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından (2 kez) sanık A. S.'ın yapılan yargılaması sonunda; beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından (2 kez) mahkumiyetine dair Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.01.2012 gün ve 2009/133 Esas, 2012/16 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğnameyle Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Sanığın 11.01.2010 tarihli dilekçesinde, mağdurenin bir yaş küçük yazıldığını ve kemik yaşının tespitini istediğini belirterek, nüfus kaydına göre suç tarihinde 17 yaş 9 ay 3 günlük olan ve doğum tarihinden yaklaşık 4 yıl sonra nüfusa tescil edildiği anlaşılan mağdurenin yaşına itiraz etmesi, mağdurenin doğum tutanağında evlilik öncesi beraberliğimizden olmuştur. Annesi şeklinde bir ibareye yer verilmesi ve resmi bir kurumda doğmadığının anlaşılması karşısında, suçun oluşumuna ve vasfının tayinine etkisi bakımından mağdurenin yaş tespitine esas olacak kemik grafileri çektirilmek suretiyle içerisinde radyoloji uzmanının da bulunacağı hastane sağlık kurulundan rapor alınması, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş sorularak gerçek yaşının bilimsel şekilde saptanmasından sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre ise;
Sanık A.'nin, kızı olan mağdure 2008 yılı Mart ayı içinde İzmir İlinden kendilerini ziyarete geldiğinde cinsel istismarda bulunduktan sonra, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, 04.12.2008 günü annesine ait bahçeye bakma bahanesiyle götürerek ikinci kez benzer eylemde bulunduğu dosya kapsamından anlaşıldığından, bu eylemlerin zincirleme suç oluşturduğu gözetilerek hakkında TCK'nın 103/2 ve 103/3 üncü maddesi gereğince belirlenen temel ceza üzerinden TCK'nın 43/1 inci maddesinin uygulanması suretiyle ceza tayini gerekirken, sanığın vaki eylemleri iki ayrı suç kabul edilip aynı Kanunun 103/2, 103/3, 103/6, 62 nci maddelerine göre iki kez mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 27.10.2010 tarihli raporunda, 04.12.2008 tarihinde mağduru bulunduğu çocuğun nitelikli cinsel istismarı olayı nedeniyle beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığı sorulan mağdurenin, belirtilen tarihte mağduru bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu belirtilmekle birlikte, 2008 yılı Mart ayı içerisinde maruz kaldığı cinsel istismar olayına ilişkin bir görüş belirtilmemesi ve mağdurenin ruh sağlığının iki kez bozulamayacak olmasına rağmen, her iki eyleme ilişkin de ruh sağlığının bozulduğu kabul edilerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1 inci maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy