(5237 S. K. m. 230) (492 S. K. m. 13) (5320 S. K. Geç. m. 2) (5395 S. K. m. 35) (Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik m. 20)
Dava: Resmi evlenme olmaksızın evlenmenin dinsel törenini yaptırma suçundan suça sürüklenen çocuk H. T.'in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkumiyetine dair Boyabat Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 22.04.2011 gün ve 2010/339 Esas, 2011/74 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi suça sürüklenen çocuk müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğnameyle Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle değişik (1) sayılı tarifesinde belirlenen temyiz harcı mahkemece muhtıra gönderilmesine rağmen yatırılmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1 inci maddesi gözetilerek CMUK'nın 317 nci maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiziyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle ekli 5320 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinde hapis cezasından çevrilenler hariç sonuç olarak hükmedilen 3000 TL'ye kadar (dahil) adli para cezalarına karşı temyiz yoluna başvurulamayacağının belirtilmesi karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen hapis cezasından çevrili 500 TL adli para cezasına ilişkin hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz kabiliyetinin bulunduğu anlaşıldığından, temyizin reddini isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Suça sürüklenen çocuk H.'la temyize gelmeyen diğer sanık T.'ın savunmalarında medeni nikah yapmak istediklerini belirtmeleri, suça sürüklenen çocuk H. hakkında Sinop Atatürk Devlet Hastanesinden alınan 02.04.2010 tarihli raporda yaşının 03.04.2009 tarihi itibarıyla 17 yaş ile uyumlu olduğunun belirtilmesi ve 5237 sayılı TCK.nın 230/5 inci maddesindeki medeni nikah yapılması halinde kamu davası ve hükmedilen ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar hükmü karşısında, suça sürüklenen çocuk H.'nın velileri tarafından açılan ve Boyabat Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.10.2010 gün ve 2010/1511 Esas, 2010/741 Karar sayılı görevsizlik kararıyla Boyabat Sulh Ceza Mahkemesine gönderilen yaş düzeltme davasının sonucu araştırılıp suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Her ne kadar suça sürüklenen çocuk hakkında 5402 sayılı Kanun uyarınca sosyal araştırma raporu alınmış ise de, kayden 10.06.1995 doğumlu olan ve suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 35 inci maddesi uyarınca sosyal inceleme raporunun aldırılması gerektiği, Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/2 nci maddesinde bu hususa yer verildiği, anılan yönetmeliğin 20/3 üncü maddesinde de, suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığını takdir yetkisinin münhasıran mahkemeye ait olduğunun belirtildiği ve 20/4 üncü maddesinde ise hakimin bu konuda tam kanaat sahibi olamadığı durumlarda adli tıp uzmanı, psikiyatrist yada zorunlu hallerde uzman hekimden görüş alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin ne şekilde bulunduğunun kararda açıklanmaması,
Sonuç: Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1 inci maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy