(2659 S. K. m. 7, 23, 31) (5237 S. K. m. 103)
Çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan sanık M. S.'in yapılan yargılaması sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan mahkumiyetine dair İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.09.2010 gün ve 2008/336 Esas, 2010/351 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmesi ve incelemenin de duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğnameyle Daireye gönderilmekle 04.07.2012 Çarşamba saat 13:30'a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Mehmet Reis Koca hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanığın müdafiin gelmediği, ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde duruşmasız inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştır.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Suçun oluşumuna ve niteliğine etkisi bakımından mağdurenin nüfus kaydının getirtilmemesi, bu kayıt Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.04.2011 gün ve 2011/56 Esas, 2011/76 sayılı Kararına ve Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31 inci maddelerine göre, suç tarihinde çocuk olduğu anlaşılan mağdurenin muayenesi ve hakkındaki raporun düzenlenmesi sırasında, iki adli tıp uzmanıyla inceleme konusunun uzmanı olan bir çocuk psikiyatristi bulundurulmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, usulüne uygun teşekkül etmeyen ihtisas kurulu raporuna itibar edilerek TCK. nın 103/6 ncı maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Sanıktan tahsiline karar verilen vekalet ücretinin katılanlar yerine hangi katılana olduğu da belirtilmeden katılana verilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 s. Kanunun 8/1 inci maddesi gözetilerek CMUK. nın 321 inci maddesi uyanınla BOZULMASINA, 09.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy