(5271 S. K. m. 34, 40, 231, 232) (1412 S. K. m. 321)
Fuhuş suçundan sanıklar S. K. ve S. E.'in yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan mahkumiyetlerine dair İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 17.12.2009 gün ve 2009/868 Esas, 2009/1123 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde sanık S. E. müdafiiyle aynı hükme yönelik sanık S.'ın vaki temyiz isteminin reddine ilişkin aynı Mahkemece verilen 08.06.2010 gün ve aynı sayılı Ek Kararın Yargıtay'ca incelenmesi sanık S. tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğnameyle Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık S.'ın yüzüne karşı verilen 17.12.2009 tarihli Kararının sanık tarafından süresinden sonra 20.05.2010 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmış ise de; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı Kararında ayrıntısı açıklandığı üzere; CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6 ncı maddeleri gereğince kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 17.12.2009 günlü Kararda ise kanun yolu başvuru süresinin ne zaman başlayacağı gösterilmeyerek anılan hükümlere aykırı davranıldığı anlaşıldığından, İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 08.06.2010 gün 2009/868 Esas, 2009/1123 karar sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin Ek Kararın kaldırılmasına ve işin esasına yönelik inceleme yapılmasına karar verilerek gereği düşünüldü:
Suçun niteliğine etkisi bakımından, suç tarihlerinde 17 yaşı içerisinde olan mağdure H. A.'ın, Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/228 Esas sayılı dosyasının 06.12.2006 tarihli duruşmasında 1990 doğumlu olduğunu beyan etmesi karşısında mağdureye ait doğum tutanağının onaylı sureti getirtilip, mağdurenin resmi bir kurumda doğmadığının anlaşılması halinde, yaş tespitine esas olacak film ve kemik grafileri çektirilerek, tam teşekküllü bir hastanede, içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu bir heyetten sağlık kurulu raporu alınması, duraksama halinde Adli Tıp Kurumundan da görüş sorularak, mağdurenin gerçek yaşının bilimsel biçimde saptanmasından sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, sanık S. müdafiiyle sanık S.'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 s. Kanunun 8/1 inci maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy