(5237 S. K. m. 53, 103)
Dava: Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık T. A.'nın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkumiyetine dair Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.10.2012 gün ve 2009/477 Esas, 2012/322 Karar sayılı hükmün süresi içinde yargı tayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğnameyle Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın, mağdurenin belini tutarak dudağından öpme şeklindeki eylemine dair Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca 'travma sonrası stres bozukluğu oluştuğu' yönünde rapor düzenlenmiş ise de; sanık tarafından işlenen dokunma, sıkma, öpme gibi ani nitelikteki, devamı bulunmayan, kesik biçimde gerçekleştirilen hallerde mağdurun olayın üçüncü kişilerce duyulması üzerine ruhsal durumunun etkilenmesi sebebiyle duyduğu üzüntü ve sıkıntı sonucunda ortaya çıkan halin ruh sağlığı bozukluğu olarak değerlendirilemeyeceği ve T.C.K.nın 103/6. maddesinde öngörülen netice sebebiyle ağırlaşmış hal maddesinin cinsel istismar eyleminin ağır boyutlara ulaşması, ısrarla gerçekleştirilmesi ya da suçun nitelikli halinin işlenmesi sebebiyle gerçekleşebilecek bir sonuç olabileceği gözetilmeden mağduredeki halin bir ruh sağlığı bozulması mı yoksa suç sebebiyle ruh sağlığının etkilenmesi mi olduğunun saptanması ve rapordaki sonucun dayandığı verilerin açıkça yazılması yerine eksik ve yetersiz adli tıp raporuna dayanılarak ceza belirlenmesi,
Uygulamaya göre de;
Sanık hakkında hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak 5237 Sayılı T.C.K.nın 53/3. maddesine göre, 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileriyle ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanacağı, altsoyu haricindekiler yönünden ise bu hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek C.M.U.K.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 23.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy