(5237 S. K. m. 30, 43, 103) (5271 S. K. m. 225)
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınıp, katılanlar vekilinin içeriği itibarıyla sanığın tutuklanmasını isteyen dilekçelerinin temyiz istemi niteliği taşımadığı gözetilerek dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Sanık ile müdafisinin aşamalarda mağdurenin on beş yaşından büyük olduğunun bilindiği yönündeki savunmaları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, öncelikle mağdurenin resmi kurumda doğup doğmadığı araştırılıp, doğmadığının anlaşılması halinde yaş tespitine esas olacak kemik grafilerinin çektirilmesinin ardından içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu ... kurulundan rapor alınıp, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş alınarak mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanması ve on beş yaşını bitirmediğinin tespiti halinde veya resmi kurumda doğduğunun belirlenmesi durumunda olayda 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesinde yer alan ''Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir'' şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu gözetildiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 06.03.2012 tarihli iddianamede sanığın 31.05.2011 günü mağdureye yönelik istismar eyleminden bahsedilip, bunun dışında istismar eyleminin değişik zamanlarda birden fazla gerçekleştiğine dair iddianamede herhangi bir anlatım bulunmadığı gibi bu eylemlerin mağdurenin on beş yaşını tamamlamasından sonra gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin de herhangi bir araştırma yapılmadığı nazara alınmadan, sanık hakkında müsnet suçtan belirlenen temel cezanın zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi ile artırılması,
... Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 18.09.2013 günlü raporda mağdurede ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olan (Post Travmatik Stres Bozukluğu) tespit edilip, bu tablonun cinsel istismara bağlı ortaya çıkabileceği gibi mağdur ile sanığın hile
şiddet veya zorlama olmaksızın erken yaşta cinsel deneyim yaşamasına bağlı olabileceği veya olay sonrası gelişen psikososyal stres ve çatışmalar nedeniyle de ortaya çıkabileceği ve bunlar arasında tıbben ayrım yapılamayacağının belirtilmesi karşısında söz konusu rapora istinaden sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 103/6. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 26.05.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)