(5237 S. K. m. 58, 103)
Dava ve Karar: İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Mağdure vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Kayden 10.04.1993 doğumlu olup kovuşturma evresinde mahkemece alınan 02.12.2010 tarihli ifadesinde on sekiz yaşı içerisinde bulunan mağdurenin, sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık hakkında eziyet suçundan kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre mahkemece kabul ve takdir kılınmış beraat hükmü usul ve kanuna uygun bulunduğundan, katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla tekerrüre esas alınan hükme konu hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alınması karşısında, anılan hükümle ilgili olarak mahkemesince uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.02.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)