(1086 S. K. m. 91)
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.10.1972 gününde verilen dilekçe ile ipotekli borcun kısmen ödendiğinin tesbiti ve ödenen miktar için ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın feragat sebebiyle reddine dair verilen 09.07.1974 günlü hükmün Yargıtay'ca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 07.01.1975 günü için taraflara tebligat yapıldığı, gelmedikleri anlaşıldı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
HUMK. nun 91 ve müteakip maddelerinde yer alıp yine bu maddelerde sözü edilen hukuki sonuçları doğuracak olan feragatın öncelikle geçerlilik koşulunu taşıması gerekir. Davacı 23.03.1973 gününde mahkemeye verdiği dilekçesinde ve vekilinin daha sonraki açıklamalarında diğer tarafın hata, hile ve ikrahı ile elinden 08.02.1973 günlü feragat dilekçesinin alındığını, feragatın serbest bir irade mahsulü olmadığını ileri sürmüş bulunmasına göre hükmünü feragatın geçerli olup olmadığını araştırması icap eder. Bunun için ayrıca dava açma zorunluluğu yoktur. Bu itibarla, diğer tarafın ıttılaına ulaşan feragattan dönülemeyeceğinden ve verilen mehle rağmen feragatın feshi için ayrıca dava açılmadığından söz edilerek davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 14.01.1975 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy