(818 S. K. m. 74) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Davalıların miras bırakanı Seyfettin G., deprem nedeniyle kendisine tahsis edilen çekişmeli taşınmazı, Yenice Noterliğince resen düzenlenen 30 Mayıs 1959 gün ve 649 sayılı sözleşme ile davacıların miras bırakanı Halil H.'ya satışını vadetmiştir. Davacılar vekili, bu sözleşmeye dayanarak çekişmeli taşınmazın ferağa icbar suretiyle müvekkilleri adlarına tescilini istemiştir. Davalılar vekili, taşınmazın 6188 sayılı Yasa gereğince takyitli olduğunu, satışının vadedilemiyeceğini, sözleşmenin zamanaşımına uğradığını ve koşullarının yerine getirilmediğini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Satış vadi sözleşmesi yasada öngörülen koşullara uygun biçimde düzenlenmiştir. Satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet el değiştirmez. Ancak mülkiyetin devir ve temlikini isteyebilmek için şahsi bir hak doğar. Yasak süresi sonunda, satın alan kimse bu sözleşmeye dayanarak taşınmazın temlikini isteyebilir. Davaya dayanak yapılan sözleşmenin 6188 sayılı Yasada öngörülen yasak süresi içerisinde düzenlenmesi geçersizliğine neden olamaz. Taşınmaz, satış vaadi ile birlikte alıcıya teslim edilmiş olmakla zamanaşımının varlığından söz etmek mümkün değildir. Sözleşme uyarınca, davacıların ödenmesi gereken ve çekişmeli taşınmaz üzerine T. Emlak Kredi Bankası lehine konulan ipotek borcunu, anlaşmada yazılı süre dolmadan davalıların ödemesi, ilerde açılacak tescil davasının reddini sağlamak amacına yöneliktir. Davalıların bu hareketi, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup yasaca korunmaz.
Bu bakımlardan davalı vekilinin hükme karşı yönelttiği temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Ancak:
Borçlar Yasasının 74/1 B. maddesi uyarınca, borcun alacaklının ikametgahında ödeneceği, davacıların ipotek borcu karşılığını kendiliklerinden Yapı ve Kredi Bankasına yatırmaları tediye yerine geçmeyeceği ve bedelin azlığı nazara alınmamış ve borcun tamamı olan 6.456,47 liranın ödenmesi için davacılara tevdi mahalli gösterilmesi veya mahkeme veznesine depo ettirilmesi gerektiği düşünülmemiştir.
Diğer yönden dava değeri, sözleşmede yazılı 1700 lira satış bedeli ile ipotek borcu karşılığı 6.456,47 liranın toplamı, 8.156,47 liradan ibarettir.
Bu bedel üzerinden harç alınması ve davacılar yararına vekalet ücreti takdiri gerekirken dava dilekçesinde yazılı 150.000 lira üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi, usul ve Yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy