(818 S. K. m. 213)
Dava: Taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesine dayalı tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hükmün dairemizin 13.5.1980 gün ve 1980/1650/2716 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı kooperatif 22.12.1975 günü dava günü dilekçesiyle satış vaadine dayalı olarak dava konusu taşınmazın tescilini istemiştir. Dava dilekçesinde de daha önce yetkisiz kimselerce satış bedelinden peşin ödenen paranın istirdadı için dava açıldığını, yönetim kurulunun kararı olmaksızın açılan o davada mahkemece yetki belgesi istendiğini, asıl taşınmaza sahip olma amaçlandığı için işbu tescil davası ikame edildiğini belirtmiştir.
Tescil davasından önce 12.6.1974 tarihinde kooperatif 1. başkanı ile 2. başkanının verdiği vekaletname ile avukatları tarafından kooperatif adına davalının murisi aleyhine peşin ödenen bedelin istirdadı için Kadıköy İkinci Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1974/475 sayılı dosyası ile dava açılmıştır.
Kooperatifi mahkemeler önünde 1. başkan ile muhasip üyenin veya 2. başkanla muhasip üyenin temsil edeceği konusunda uyuşmazlık yoktur. İstirdat davasında ise muhasip üye vekalet vermemiştir. Bu noksanlığın giderilmesi için mahkeme davacı vekiline süre vermiş, davacı vekili 23.12.1975 tarihli dilekçesiyle muhasip üyenin vekaletini ibraz etmiş ancak kooperatif yönetim kurulunun şartlı olarak o davayı yürütmek üzere icazet verdiğini, öncelikle açılan tescil davasının sonuçlandırılmasının öngörüldüğünü, tescil davasından bir sonuç alınamazsa istirdat davasına devam için kendisine yetki verildiğini belirtmiş, istirdat davasının ön mesele olarak tescil davası sonucunu beklemesini istemiştir. İbraz edilen kooperatif genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının davacı vekilinin beyan ettiği doğrultuda olduğu görülmüştür. Bu durum karşısında dava açmaya yetkili organın amacı öncelikle tescile, bu sağlanmazsa verilen bedelin geri alınmasına yöneliktir. Vekile yetkide bu maksatla verilmiştir. Burada kademeli bir dava niteliği vardır. Ne var ki bu istek bir dava dilekçesinde (önce tescil bu mümkün olmazsa bedelin istirdadı) şeklinde belirtilmemiş de ayrı ayrı davalar şeklinde ortaya konmuştur. Bunda yasaya aykırı bir yön yoktur. Bu nedenle verilen bedelin istirdadı istenmiştir, artık tescil talep edilemez sonucuna varmak olanaksızdır. Bu neticeye ancak kayıtsız ve şartsız bedelin istirdadı için açılan davalarda varılır. Halbuki olayımızda istirdat davasında icazet noksanı tamamlanırken yetkili uzvun amacı sarahaten belirtilmiş şartlı olduğu ve kademeli bulunduğu açıklığa kavuşmuştur. Bu itibarla davacı kooperatifin öncelik tanıdığı tescil isteğinin incelenmesi gerekir.
Mahkeme tescil isteğini sözleşme kapsamına uygun olarak incelemiş istirdat davası için tescil davasına ön mesele kabul etmiş ve sözleşmedeki bedelin ödenmesine ilişik koşulları esas alarak tescile karar vermiştir. Karar dosya kapsamına ve toplanan delillere göre usul ve yasaya uygundur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı kooperatif vekilinin karar düzeltme isteği yerinde görüldüğünden kabulüyle dairemiz bozma ilamının kaldırılmasına ve mahal mahkemesi kararının ONANMASINA, 27.11.1980 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy