(818 S. K. m. 213)
Dava: Davacı H. vekili tarafından, davalı N. aleyhine 3.10.1979 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayanılarak pay tescili istenmesi üzerine yapılan mahkeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.9.1980 günlü hükmün Yargıtay'ca, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Taraflar arasında düzenlenen 31.8.1978 gün 24754 sayılı satış vaadi sözleşmesi biçim ve esas bakımından yasalara uygundur. Satış bedelinin ödendiği ve dava konusu dairelerde kat irtifakı kurulduğu anlaşılmaktadır.
Boşanmaya dair daha önce verilen kararda çocukları R. ve V.'nin velayeti kendisine bırakılan baba M. 1.5.1975 gününde öldüğüne göre, ayrıca bir karara lüzum olmadan velayet hakkı doğrudan anneleri N.'ye geçmiş bulunmaktadır. Zira velayetin nez'i söz konusu değildir ki mahkemeden bu konuda bir karar alınması gereksin. Bu itibarla davalı vekilinin tedbir kabilinden velayetin N.'ye tevdiine dair mahkemece verilen karara yönelik itirazları hukuki dayanaktan yoksundur. Esasen bu kararın sonuca olumlu veya olumsuz bir etkisi de yoktur.
Bundan başka satış vaadi konusu taşınmazlar R. ve V.'ye başka kişilerden satış suretle intikal etmiş olup babaları M.' nin hakimlikçe idare edilen terekesine dahil değildir.
Sözleşmenin, önceden alınan borcun teminatı olarak düzenlendiğine dair savunma esasa verilen cevaptan çok sonra ileri sürüldüğünden ve davacının da savunmanın genişletilmesine muvafakatı olmadığını bildirdiğinden söz edilerek, incelenmemesinde usule aykırı bir yön yoktur. Tartışılan delillerin sonucuna uygun takdir ile davanın kabulüne dair verilen karar doğrudur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 20.01.1981 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy