(743 S. K. m. 611)
Dava: Davacı İrfan vekili tarafından, davalı Teslime aleyhine 3.9.1979 gününde vekilen dilekçe ile satış vaadi sebebiyle ferağa icbar istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.4.1981 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Taraflar arasında Mersin İkinci Noterliğince re'sen düzenlenen 8.3.1978 gün ve 14726 sayılı satış vaadi sözleşmesi B.K.' nun 213 ve Noterlik Yasası'nın 89. maddesine uygun biçimde düzenlenmiş olup, iştirak halinde mülkiyet konusu taşınmazdaki payın satışına ilişkin bu tür sözleşmeler B.K. 'nun 19 ve 20. maddeleri gereğince borç doğuran akit olarak geçerlidir.
Ancak, davalı ve miras bırakanları ile hiçbir irsî ilişkisi olmadığı anlaşılan davacıya satışı vaat edilen payın iştirak hali çözülmeden devir ve temliki mümkün değildir. 17.11.1977 günlü rızai taksim akdi murisin tüm terekesinin ( taşınır ve taşınmaz malların ) bölüşülmesine ilişkin olmayıp sadece taşınmaz malları kapsadığından ve şu suretle M.K.'nun 611. maddesinde yazılı koşulları bütünü ile içermediğinden bu taksim sözleşmesi ile iştirak halinin çözüldüğünden söz edilemez. Satış mirasçılar arasında olmadığına ve iştirak halindeki paylarda müşterek mülkiyete dönüşmediğine göre satış vaadi senedinin henüz ifa olanağı doğmamıştır. Bu nedenle davanın kabulü doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy