(743 S. K. m. 639, 645) (766 S. K. m. 33) (2613 S. K. m. 38)
Dava: Davacı A. tarafından, davalılar aleyhine 29.1.1975 gününde verilen dilekçe ile kadastro komisyonu ek kararının iptali ile 154 ada 67, 69 ve 70 parsel sayılı taşınmazların; tapu kaydı, zilyetlik ve olağanüstü kazandırıcı zamanaşımına dayanarak tescili istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 30.9.1981 günlü hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı A. ve vekili tarafından istenilmekle; dosya ve içerisindeki bütün kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, adına tahdit edilen 154 ada 72 ve 73 parsellere revizyon gören tapuların; Doğubayazıt Şosesi, Hanako Harkı ve Kol Harkı arasında kalan araziyi kapsadıklarını bildirerek bu araziye dahil olan 154 ada, 67, 69 ve 70 parsel sayılı çekişmeli taşınmazların namına tescilini istemiştir. Söz konusu arazi mütegayyip eşhastan intikalen özel yasalar uyarınca Hazine'ye geçmiş ve iskanen tevzi edilmiştir. İskanen tesis edilen kayıtlar, ayrıca krokiye bağlanmışlardır. İskan kayıtlarına bağlı krokilerin zemine uygulanmaları sonunda; davacının dayanağını teşkil eden 73/22 sayılı krokinin 154 ada 72 ve 74/23 sayılı krokinin aynı ada 73 parsele ait oldukları anlaşılmış; 15 ada 67, 69 ve 70 parsel numaralı çekişmeli taşınmazların ise, sırasıyla 78/27, 81/30 ve 79/28 numaralı krokiler kapsamında kaldıkları saptanmıştır. Ancak, söz konusu krokilerin, ölçekli olmadıkları, harita tekniğine uygun biçimde düzenlenmedikleri, orijinal paftaya dayanmadıkları ve sadece ait oldukları taşınmazların belirlenmelerine yaradıkları, taşınmazlarında tefrikini sağlayan zeminde sabit sınırların mevcut olmadığı bildirilmiştir. İskanen tesis edilen ve tedavülün davacıya geçen 10.12.1964 gün 5 sayılı tapunun 154 ada 72 parseli, 24.7.1971 gün 21 sayılı tapunun aynı ada 73 parsele kapsadıkları, her iki parselin yüzölçümleri toplamının tapu miktarlarından fazla oldukları, çekişmeli taşınmazların mezkur tapuların muhtevasını teşkil etmedikleri saptanmıştır. Bu durumda; harita tekniğine uygun biçimde düzenlenmeyen iskan krokileri uyuşmazlığın çözümünde nazara alınmayacaklarına ve ait oldukları tapuların miktarlarına itibar edildiğine ve davacıya ait tapuların çekişmeli parselleri kapsamadıkları saptandığına göre, tapuya dayalı mülkiyet iddiasının dinlenme olanağı yoktur.
Diğer yönden; 154 ada 67, 69 ve 70 parsel sayılı taşınmazlar, tapu kayıtlarına dayanılarak davalılar adlarına tahdit edilmişlerdir. Tapuların iskan kayıtlarına dayanmaları ve muntazam tedavül görmeleri, olayda 766 sayılı Yasa'nın 33 ve M.K.'nun 639/2. maddelerinin uygulanma olanaklarının bulunmaması karşısında, tapu maliklerinin yerlerini tayinde yanılgıya düşerek Hazine'ye ait başka taşınmazları tasarruf etmeleri ve çekişmeli taşınmazları 40 yılı aşan bir süreden beri A.'ın işgali, kendisine mülkiyet yönünden bir hak sağlamaz.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı A. ve vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle uygun olan hükmün ONANMASINA, 2613 sayılı Yasa'nın 38. maddesi uyarınca harç alınmasına mahal olmadığına oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy