(743 S. K. m. 645) (766 S. K. m. 42)
Davacı Yahya G. tarafından, davalı Hazine aleyhine 6.5.1983 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydına dayanarak 1028 ada 5 parselden 5960 metrekare yerin tefriki ile 1038 ada 4 parsele katılması suretiyle davacı adına tescilin istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 7.10.1985 günlü hükmün Yargıtay'ca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, kadastro tahdinin iptali ile tapu kaydına dayanarak tescil istemine ilişkindir. Davacı Yahya G.'e 4753 sayılı Yasa uyarınca arazi verilmiştir. Davalı lehine yapılan tüm işlemlerde ve tesis olunan 22.5.1950 gün 154 sıra numaralı tapuda, adı geçene verilen arazinin miktarı, 15.000 metrekare olarak gösterilmiştir. Kadastro komisyonu, tapunun dayanağı olan krokinin yüzölçümünün 9064 metrekare olduğunun farkına varmış, bu miktara itibar ederek 1028 ada 4 parsel sayılı taşınmazı Yahya G. adına tahdit etmiş ve adı geçenin tapuya nazaran mevcut eksikliğin Hazine'ye ait 1028 ada 5 parsel sayılı taşınmazdan tamamlanmasına ilişkin isteğini de reddetmiştir.
Yargılama sırasında yapılan inceleme ve soruşturma sonunda, yukarıda değinildiği veçhile, toprak tevzi komisyonunca yapılan tüm işlemlerde ve tesis olunan tapu kaydında, Yahya G.'e verilen taşınmazın yüzölçümünün 15.000 metrekare olarak gösterilmesine rağmen gerek paftada ve gerekse tapu kaydının dayanağı olan krokide miktarın, 9064 metrekare olduğu tespit edilmiştir. Paftanın ve krokinin fenni ve hukuki değeri haiz olduğu, araziye uygulama olanağının bulunduğu vaki inceleme, mahallen yapılan keşif ve teknik bilirkişi raporundan anlaşılmıştır. Medeni Yasa'nın 645 ve 766 sayılı Tapulama Yasası'nın genellikle arz eden 42. maddeleri uyarınca, zemin ve tapu miktarları birbirine uymayınca tapunun dayanağı olan plan ve krokiye itibar edilir. Daha önce Hazine tarafından Yahya G. aleyhine Hazine'ye ait araziye elatmanın önlenmesi ve muhdesatın söktürülmesi isteğiyle açılan davada, adı geçene ait arazinin yüzölçümünün 15.000 metrekare olduğunun bildirilmesi, krokinin miktarı araştırılmadan kroki dışında kalan arazinin ölçülerek hüküm kurulması, Hazine'yi bağlamaz.
Bu bakımdan, davacıya ait tapunun dayanağı olan krokiye itibar edilmesi, tapu kaydındaki miktara nazaran tahditteki eksikliğin Hazine'ye ait 1028 ada 5 parselden tefriki ve 1028 ada 4 parsele katılması suretiyle tamamlanmasına ilişkin isteğin reddi doğrudur ve bu nedenle hükme karşı yöneltilen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle uygun olan hükmün ONANMASINA, 2613 sayılı Yasa'nın 38. maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy